Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - AB, FB ve Osmanlı

AB, FB ve Osmanlı PDF Yazdır E-posta

Bazı Osmanlı tarihi uzmanlarının pek sevdiği bir tez, Fenerbahçe’ye de anahtar olabilir:

“Osmanlı sürekli Batı’ya yöneldi. Öteki Anadolu beylikleri ise birbirleriyle boğuştu. Hep Bizans’a ve Batı’ya karşı yürüyen Osmanlı büyüdü, ötekiler önce birbirlerine, sonra da Osmanlı’ya tabi oldular.”

Ne var ki, bunu FB’ye önermek “hassas” bir iş.

“Galatasaray da Osmanlı gibi yaptı, hep öncelikli olarak Batı’ya doğru yürümeye çalıştı, sen de öyle yap” derseniz hiç hayrı olmaz... Ezeli rakibin adını hiç anmadan “Osmanlı gibi yap, Batı’ya bak” dense belki...

Siyasette de doğru yönelimleri tavsiye etmek hassas bir iş.

Hiç umulmadık bir “takıntı”, harika bir önerinin yolunu kesebilir.

“Öneri duyarlılığı” hayati konu.

AB işinde de bunu gözetmemenin açmazını yaşıyoruz.

“Üyelik hevesiyle demokratikleşmeyi kolaylaştırma” taktiği boş çıktı.

AB nimetlerini, oltanın ucuna plastik yem gibi taktık. Heves arttı ama halkın demokratikleşmeye sahip çıkma katsayısı değişmedi.

“AB istiyor acele edelim” diye değil de, “Bir an önce çağdaşlaşmamız için hemen şimdi” diyerek çaba gösterseydik, hiç değilse demokratikleşmeyi bir “halk davası” haline getirmede yol alırdık.

Halka “AB üyeliği gerçekleşirse ihya olacaksın” diye kestirmeden cennet vaadinde bulunduk. Ortalama aydının bu tavrı ile, siyasetçinin Kayseri’ye liman sözü vermesi arasında fark yoktu. Çünkü hem üyelik hedefi çok zor, hem de artık AB’ye girenin şıp diye ihya olması imkansız.

Kısacası, “öneri duyarlılığı” sıfırdı; sonuç da ona yakın.

Bunun yerine, demokratikleşmeyi, “ekmek isteği” gibi tam bir halk talebi haline getirmeye çalışsaydık...

Tepeden düzenlemelerle değil de vatandaşla birlikte çağdaş dönüşüme soyunsaydık...

O zaman belki AB üyeliğine yine aynı uzaklıkta bulunurduk ama hiç değilse meşhur paket halkın malı olurdu.

Şimdi durum ne?

AB için yaptığımız düzenlemelerin halkımızdaki demokratik bilince sıcak bir katkısı yok. Üyelik hedefi açısından da dünkü yerdeyiz.

Çünkü demokratik olmayan sadece devletimiz değil!

Fenerbahçe’nin “dünya takımı” olma girişimi, Türkiye’nin AB üyeliği yolunda emeklemesine benziyor.

“Gereğini yapıyor olmak” için bazı işler gerçekleştiriliyor.

Gereğini yapmak başka şey, “gereğini yapıyor olmak için bir şeyler yapmak” başka şey...

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan