|
Derviş’e ‘sosyal demokrat’ gol Siyasi ayak-oyununun en güzel frikik gollerinden biri Baykal’dan geldi: Derviş’in yeni dönemde “takım arkadaşı” olarak düşündüğü Hurşit Güneş CHP aday listesinde yok! Hem de “ilahi cilve” gibi bir gol bu! Biraz da intikam kokuyor. Derviş’in “sosyal demokrat”ım demesini kendilerine hakaret sayanların ve yolda bıraktığı YTP’lilerin yüreğini soğutan bir intikam. Aslında Güneş’in aday listesinde yer almayışı, “ayak”la oynanan bu siyasetin ruhunu okumak için mükemmel bir anahtar. Al, öteki partilerdeki “lider tekniği”ne uygula! Hangi liderin, hangi “ayak”la nasıl gol attığını çöz!) Konunun “ilahi cilve” tarafı; değiştiği söylenen Baykal’dan “alışılmış” bir frikik golünün gelmesinde. CHP lideri, Derviş barajının üstünden topu ağlara taktı. Bu gole sevinenler “Güneş’e haksızlık ama Derviş’e oh oldu” diyordur. Unutulmayan bir beyan var: “Bir sosyal demokrat olarak en iyi ortamı CHP’de buldum...” “Sosyal Demokrat” eğilimi ciddiye alanlar için Derviş’in bu sözü hakaret: “Devlet Bakanı sıfatıyla bir buçuk yıl boyunca, mimarı olduğu ekonomik programın tutarlılığı adına en küçük ‘sosyal sadaka’ taleplerine dahi kale gibi direnen Derviş’in böyle bir beyanda bulunması, sadece sosyal demokratları değil, bütün bir toplumu aptal yerine koymak demektir.” Doğrusu biz de garipsiyoruz. Böyle beyan; “Ben ekonomiyi ve hesabı iyi bilirim kardeşim, iki kere iki yedi eder” demekten farksız. Böyle söylerseniz karşınızdakini aptal yerine koyarsınız! Niyetinizin hakaret olup olmaması önemli değil. İnsan, çok zeki de olsa böyle gafletlere düşebilir, başkalarını aptal yerine koyduğunun farkına varmayabilir. Ama Derviş’e öfke duyanların itirazlarını tahmin etmek zor olmasa gerek: Gaflet bir olur, iki olur. Derviş ısrarla “sosyal demokrat”lıktan söz ettiği için insanları aptal yerine koyup hakaretini sürdürüyor. Aslında Baykal’ın da bunu hakaret olarak algılaması gerekir. CHP lideri, olağan şartlarda Derviş’e “Eğer sen sosyal demokrat isen ben de Mesih’im” diye cevap verirdi. Ama Derviş’in, siyasete kayıtsız gençlik kesimindeki itibarından sağlanacak oyların hatırına Baykal bu hakareti sineye çekmişti. Bu ve benzeri tepkiler, Baykal’ın “Hurşit Güneş” golü ile örtüşünce siyasetin olgunlaşması için umut ve dualarla bekleyenlerin yüzüne acı bir gülümseme yerleşiyor. Baykal’ın “iki kere iki yedi eder” diyen Dünya Bankası uzmanına inanmadığını, hatta belki de “iyi bir ders” vermeye ta başından kararlı bulunduğunu düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. İşin ayak-oyunu tarafını bir yana bırakıp fiili sonuca baktığınız zaman, Hurşit Güneş’in aday listesinde yer almamasını, siyaset kurumu adına ciddi bir kayıp olarak görüyorsunuz. Çünkü üst düzey bir iktisatçı olarak gerçekten “sosyal demokrat ekonomik politikalar” düzenlemede yararlanılabilecek sayılı kişilerden biri Güneş’tir. Onun siyasete yaklaştırılmamasını kayıp saymanız için ille de sosyal demokrat olmanız gerekmez. Demokrat olmanız kafidir. Ama öyle veya böyle, çok da şaşıramazsınız: Doğuştan lider duruşlu, dopdolu ve sağ kesime bile sevimsiz görünmeyecek yapıdaki bir Hurşit Güneş’i durup dururken dahili rakip yapmayı göze alacak kadar öz-güven sahibi “genel başkan”ı kim yitirdi de CHP bulacaktı?
|