|
Değerli patronlarımızın, değerli siyasetçilerimize, değerli nasihatlerde bulunmaları her zaman çok değerli bir etkinlik olmaktadır. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nin son toplantısında bu değerli nasihatlerden tekrar nasiplendik. Umarız değerli siyasetçilerimiz de kısmetlerine düşeni alırlar. Değerli patronlarımızın değerli siyasetçilerimize sunduğu kısmetin özünü, bir gazetedeki başlıkta buluyoruz: “Sözünde durmayan siyasetçi istemiyoruz.” Büyük kahramanlardan böyle değerli nasihatlere hepimizin ama özellikle değerli siyasetçilerimizin çok ihtilaçları var. Birer insan değil, yeryüzü meleği olan değerli büyük patronlarımız daima en doğru noktalara parmak basarlar. Gerçi yolsuzluk ligindeki parlak yerimizle ilgili fazla açık nasihatlerde bulunamazlar ama bunun sebebi ortada kanıtlanmış yolsuzluğun olmamasıdır. Eh, değerli patronlarımız da öyle uluorta konuşacak değillerdir ya! Oysa değerli siyasetçilerimizin sözlerinde durmaları kadar, yolsuzluktan da uzak durmaları önemlidir efendim. EMANET HİYANET MUKAYESESİ O değerli siyasetçilerimiz ki, yolsuzluğu tek başlarına üretirler. Bu konuda kendilerine eşlik eden herhangi bir değerli büyük patronumuz yoktur. Siyaset, bürokrasi ve mafya ile bu yolsuzluk çarkı döner. Değerli büyük patronlarımız hiçbir zaman rüşvet vermezler. Değerli büyük patronlarımızın siyasetçilerimize örnek bir başka yönleri daha vardır ki, o da emanete hıyanet etmemeleridir. Malum, halkın oyları değerli siyasetçilerimize kutsal bir emanettir. Vatandaşın bankaya yatırdığı para da değerli büyük patronlarımıza... Değerli siyasetçilerimiz bu kutsal emanete sık sık ihanet ederler. Halkın oylarını kötüye kullanırlar. Oysa değerli büyük patronlarımız ise halkın yatırdığı paraları kutsal emanetler olarak gözetirler, onları kendi şirketlerine kredi olarak asla akıtmazlar. Bu emanet paraları, öz çocuklarının geleceği için yaptıkları yatırımlardan bile daha bir özenle değerlendirirler. Yine bir başka nasihat alanı daha: Değerli siyasetçilerimiz halkın üzerine düşecek borç yükünün, şu veya bu manevra yüzünden kabarmasından hiç rahatsızlık duymazlar! PİYASA CANAVARLARINA KARŞI Mesela bir siyasetçi durduk yerde bir laf eder, faizleri birdenbire birkaç puan yükseltir. Böylece ülkeye bir milyar dolar daha ek yük bindirilir. Oysa, değerli büyük patronlarımız, hele de bunların içinde hem bankası, hem televizyonu olanlar kılı kırk yararlar, “aman piyasalar dalgalanmasın” diye öz bebelerinin sağlığına titrer gibi titizlik gösterirler. Özellikle bu nokta çok büyük bir fedakarlık örneğidir ki, değerli siyasetçilerimizin ibretle üzerinde düşünmeleri gerekir. Bakınız özverinin boyutlarına: Adamın bankası var, televizyonu var, gazetesi var... Bir kaos haberi patlatsa, faizler 3-5 puan artacak... Ne olacak o zaman? Halktan yüzde 35’lerden topladığı mevduatı, devletin yüzde 70’lerden satacağı bonolara yatıracak. Neredeyse iki misli kazanacak. Ama bu değerli büyük patronumuz ne yapar? Daima “Faizler yükselmesin de, varsın biz böyle cazip karlardan mahrum kalalım” demez mi? Değerli patronlarımızdan alacağımız çok değerli dersler vardır. Bizi değerli siyasetçilerimizin korkunç kötülüklerinden onlar kurtaracaklar.
|