Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Enerji kavşağı ve rehine kuşağı

Enerji kavşağı ve rehine kuşağı PDF Yazdır E-posta
Ne zaman herhangi bir başarının sevincini abartacak olsak kasvet duyarım.İlk günlerinde bir Türk olarak heyecanlandığım Bakû-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı için sergilenen abartılı yaklaşımlar yüzünden içim kararıyor.Arkasında ‘her yerin kaymağı benimdir’ ABD’nin diyen eli olduğu, Rusya ile aramızda bir ukde gibi duracağı halde tasarıyı, Türkiye’nin kazanacağı şu veya bu miktar dolar için heyecanla karşılamış değildim. Sadece ve sadece Azeri kardeşlerimize daha bağımsız davranabilme ve farklı dengeler kullanma imkânı sağlayabileceği için önceki adıyla Bakû-Ceyhan hattına sıcak bakmıştım. Bugün de öyle.Türkiye için ise birkaç yüz milyon dolarlık herhangi bir tasarıyı bayram vesilesi edinmeyi yalnızca aşağılık duygusu ile açıklayabilirim. Zaten bunun için –meselâ- Formula-1 yarışlarını Türkiye’ye de getirebilmiş olmayı, geniş bir vizyonun tescili sayıp gururlanabilen üst düzey devlet yetkililerimizi gülünç ve hafif bulmaktan kendimi alamamıştım.Yine bu cümleden olarak ‘Türkiye’yi enerji köprüsü yapıyoruz diye böbürlenenleri gördükçe içimdeki kasvet kâbusa dönüşüyor; ‘böyle kafalarla mı tarihteki yüksek yerimize yeniden ulaşacağız’ diye karamsarlaşmamak için zorlanıyorum.Bir insanın, kendi ülkesinden enerji hatlarının geçmesini, böylece çok sayıda ülkenin birbiriyle düğümlü hale gelmesini parlak bir gelişme sayabilmesi için devlet bilincinden yoksun olması şart. Zira pek çok devlet ülkenizden geçen hatlarla birbirlerine bağımlı ise, siz de onlara bağımlısınızdır. Böyle bir durum, vatanın bütünüyle uluslararası bir ipotek altında olması demektir. Kimse ‘karşılıklı bağımlılık’ palavrasına sarılmasın! Bu deyim, sömürgeciliğin liberalizm maskesiyle çağımız için geliştirdiği bir müsekkindir.Bir sürü ülkeye gidecek şu veya bu türdeki enerjinin ana aktarım ve ulaşım merkezlerinden biri olmak, sadece o ürünleri satanların değil, satın alanların da şu veya bu gerekçe ile size alacaklı gibi dikilmesini kabul etmektir. Zira sizin üzerinizden aldığı enerji hattı kendisi için iktisadi bir can damarı haline gelmiş herhangi bir devlet bu noktada karşılaşacağı bir olumsuzluk karşısında yakanıza yapışacaktır. Şimdi; o hakiki ve sağlıklı devlet bilincine sahip kafa nerededir ki, hiç kimsenin yan bakamayacağı iktisadi ve askeri bir güç haline gelmedikçe Türkiye’nin böyle bir ‘enerji üssü’ olmak yüzünden karşılaşabileceği muhtemel sonuçları görsün ve gereğine hazırlansın?Ortalarda böyle bir kafa, böyle bir idrak var mı?Şüphesiz her şeye rağmen hattın açılmasından memnunum. Her ne kadar Türkiye’nin neyi niçin yaptığı, hangi ülkenin niçin ve ne kadar katkı sunduğu, hangi ülkenin niçin karşı çalıştığı konusunda derinlemesine bir fikir ve hesap çilesi yaşayan yetkililerimiz yoksa da bu durum hep böyle gidecek değildir. Elbette işin başına hakiki millet ve devlet adamları gelecek; siyasi, iktisadi ve stratejik açıklar kapatılacak, riskler dengelenecektir.Yalnız gündelik memnuniyetime rağmen, Necati Doğru’nun Vatan’daki yazısından öğrendiğim ‘Formula-1 leşi’ gibi yeni bir fiyaskosunun burada da karşımıza çıkabilme ihtimalini atlayacak değilim. Zira bu hattın güvenliğini korumanın maliyeti, aynı hat yüzünden rahatsızlık duyanların kendi zarar ölçümleri ile doğru orantılı olacaktır. Bu maliyetin, hat sayesinde Türkiye’ye gelecek kazancı aşmaması için, bir an önce kaht-ı ricalin sona ermesini diliyorum. Kaldı ki iktisadi risk sadece güvenlik maliyetiyle sınırlı değil. Böyle bir işletmenin verimliliğini koruyabilmek hiçbir şekilde kolay olmayacaktır. Nitekim Manş tüneli gibi iki kıtayı birbirine bağlayan ve yoğun trafiğe sahne olan geçidi işleten ‘Eurotunnel’ bile bugün iflasın eşiğindedir. Onun içindir ki, Ceyhan’daki açılışı kutluyor ve sürekli hayırlar getirmesini diliyorum ama her gün bayram edenlerle saf tutmuyorum.Enerji kavşağında rehine kuşağı ile bağlanmamak için büyük olmak şart.
 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan