Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Hür ve kabul edilmiş mandalar

Hür ve kabul edilmiş mandalar PDF Yazdır E-posta
Bazı medya adamlarının şu veya bu ülke yahut ülkeler kümesi ile ilgili olarak ‘iliştirilmiş gazeteci’ diye anılmayı hak edecek kadar fütursuzca yandaş yorumlar yapmalarını kanıksadığımız muhakkaktır. Hatta artık meselâ ‘filanca gazetemizin Amerika’daki temsilcisi’ dendiği zaman aslında kafamızda canlanan kişiliğin ‘ABD’nin filanca gazetemizdeki temsilcisi’ olmasını yadırgamamaktayız. Nitekim Lübnan’a yönelik saldırılar karşısında herkesin sorduğu ‘İsrail ne yapmak istiyor, ABD niye yol veriyor, Avrupa niçin susuyor’ türünden soruları cevaplandırmak üzere durumdan vazife çıkaran iliştirilmiş yorumcunun biri şöyle demeye getiriyordu:-Tek suçlu var o da Hizbullah. Lübnan’daki Hizbullah’ı yok etmek İsrail kadar ABD, AB, hatta Rusya, hatta Suudi Arabistan, hatta Lübnan tarafından bile çok arzu edilen bir durumdur. İsrail sivilleri de öldürüyor ama onun suçu bile aslında Hizbullah’ındır.Bush ile Blair’in açık unutulmuş mikrofonda iki-üç gün sonra söyledikleri de bunun özü değil mi? Bak şu iliştirilmiş yorumcumuzun atlatma haberine! Şüphesiz Hizbullah’ı bölgede hayrın kapılarından biri olarak görenlerden değilim ama onu bu şekilde bütün şerrin biricik anası ilan edebilmek bir Siyonist’in bile pişkince yapabileceği bir yorum değildir.    Böyle tiplerin bolluğunu gördükçe medyamızın yabancı merkezler büyük ölçüde fethedilmiş olduğuna hükmetmek kaçınılmaz değil mi?Lakin öyle demler olur ki, neredeyse tescilli denebilecek kadar sağlam fethedilmişlerin ‘iliştirilmiş’ bulundukları merkezler aleyhine bazı yorumları ‘bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ dedirtir. Bush ve Blair’in o hafif-meşrep konuşması böyle bir fırsat yarattı. Aynı sözleri ‘fıkra yazısı’ ile söyleyen ABD’deki temsilci (?!) sahibi gazete dahil bütün medyamız ittifakla ‘çüş’ demeye getirdi.Bilinçli veya bilinçsiz medya böylece güven mi tazelemiş oldu?-Bakın işte eğriye eğri, doğruya doğru; biz buyuz...Meselenin püf noktası burada! Eşeklik edildiği zaman herkes gibi sen de ‘çüş’ diyeceksin ki, tilkilik yapıldığı zaman kolayca destek verebilesin. Özeti şu ki, ‘yükseltilen değer’ değer ideolojisi sayesinde her kökenden aydıncıkların toplamından kolayca kullanılabilir bir sektör yaratılmıştır. Özellikle de solculuk geçmişi olanlardan, hele hele gençliğinde Amerikan aleyhtarlığına kıyısından-köşesinden bulaşmış bulunanlardan zihin kölesi edinmek, küresel bir oyuncu için çok oyunu kadar basit iş... Böyle bir geçmişin varsa kolayca Amerikancılık yapabilirsin. Sen ki dün Amerika düşmanı iken şimdi onun küresel manevralarını haklı, doğal, kaçınılmaz bulabiliyorsan, üstelik bunu bizzat kendi kaleminle ‘döneklik’ diye alaya alabiliyorsan, kişiliğinden emin ‘Doğrucu Davut’ fiyakası ile gerçekçi yorumcu havalarında yazıp söyleyebilirsin...Kazara sağdan gelmiş bir ‘yükseltilen değer’ bülbülü isen -nedense biraz istisna gibi durursun ama- zaman zaman ‘güneşin doğudan doğduğu, batıdan da battığı’ gibi çok değerli sırları ifşa ederek zihin kölesi olduğunu saklayabilirsin. Akıllı sömürgeci girdiği ülkede zihin kölesi yaratacağı zaman kılı kırk yarar, seçimini yaptıktan sonra uzun ve yorucu bir mesai ile onları eğitir, pişirir, pişkinleştirir... Bunu nasıl yapar? Önce onların bilinçaltlarına bulundukları toplumun öncü ve efendileri oldukları duygusunu yerleştirmeye çalışır. Esasen hayata başladıkları basamaklar itibariyle epeyce ‘seçkin’ sayıldıkları için bu işlem çok zor değildir. Alt tabakadan da ‘seçkin’ olabilmek için feda edemeyeceği değer bulunmayanları devşirirler. Sağdan -genellikle- böylelerini cephelerine kazandırırlar.  Bu zihin köleleri çok yetenekli oldukları için yükseldiklerine, gökten yağarcasına nemalandırılıp ödüllendirildiklerine inandırılırlar. Zaman zaman Bush ve Blair gibilerin gafları, iliştirilmiş yorumcunun kendini manda değil de özgür hissedebilmesi için birer tazeleyici aşı yerine geçerler.-Bak, nasıl eleştirdim, eleştiriyi bırak nasıl çullandım!
 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan