Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - İranın keskin sirkesi

İranın keskin sirkesi PDF Yazdır E-posta

Ortadoğu’da öteye beriye saldırmak için bahane arayan Evangelist-Siyonist ittifakı herhalde İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’a minnettardır.

Hayali mi, gerçek mi, yoksa yarı hayali yarı gerçek bir taşeron mu olduğunu bilemediğimiz El Kaide örgütünün tetikçisi ağzıyla konuşan bu zat, ABD şahinliğinin İran’a saldırmasını istemeyen Avrupalıları da zora sokuyor.

Bilindiği gibi batıda insanlar nicedir korkunç bir ‘Yahudi düşmanlığı’ dehşeti ile karşı karşıyadırlar. Asla ırkçı bir eğilimi olmadığı halde sırf İsrail’e karşı şu veya bu somut sebepten ötürü eleştiride bulunan Batılı adam bir anda tetikçi medyanın boy hedefi haline getirilip lanetle linç edilmektedir:

-Vay Yahudi düşmanı vay!

Böyle olduğu için de Ahmedinecad’ın İsrail ‘yok olacaktır, olmalıdır’ türünden açıklamaları, Batı’daki pek çok aydın ve siyasetçinin elini kolunu bağlamaktadır. Bu zat yüzünden, Avrupa’daki etkin bir çevrenin İran’a yapılacak saldırıya karşı çıkmaları neredeyse ‘Yahudi düşmanlığı’ ile eş anlam hale gelmiştir.  

Şüphe yok ki Evangelist-Siyonist ittifak İran’a saldırmak için hakiki gerekçelere ihtiyaç hissetmiyor. Irak’ın içine düşürüldüğü durumdan sonra İran’a da saldırıdan söz edebilen çağdaş yamyamlık çarkı, artık herhangi bir ülkeye ‘senin tipini beğenmiyorum, öleceksin’ diye de savaş açabilir. Her şeye rağmen Batı’da bu yamyamlığa direnecek çevrelerin bir ölçüde etkin olmaları ihtimali vardır ki, Ahmedinecad o dayanağı yıkıyor.

*

İsrail’in kötü işlerini eleştirmenin Siyonistlerce linç edilmeye yettiğine dair en güncel örneklerden biri şu sıralar çarpıcı bir ibret oluşturuyor:

Biri Harvard, diğeri Chicago üniversitesinden iki öğretim üyesinin yazdığı 83 sayfalık bir makale Siyonist tetikçileri kudurttu. Oysa Stephen Walt ve John Mearsheimer, Yahudi Lobisinin ABD’yi kukla gibi kullandığını çok güçlü delillerle ortaya koymaktan başka bir şey yapmış değillerdi. Ne İsrail, ne Yahudi düşmanı olduklarına ilişkin bir belirti yoktu. Kudurmuş Siyonist tetikçiler her iki öğretim görevlisinin de hayatlarını mahvedecek kampanyayı derhal başlattılar. Koltuğundan ve geleceğinden endişe eden sayısız yardakçı ve işbirlikçi de hemen bu Siyonist linç girişimine destek verdi.

*

İsrail’in siyaset vitrininde sözde en ılımlı kişiliklerden birini sergileyen Şimon Perez Ahmedinecad’ın son konuşmasına yıldırım hızıyla öyle bir cevap verdi ki, aslında ABD’li iki öğretim üyesinin makalelerinde ortaya koydukları gerçekleri kanıtlamaya yeter!

-Senin de sonun Saddam gibi olacak.

Bu cümle hiç tartışmasız biçimde itiraftır:

-Biz Siyonistler ABD’yi nasıl uşak gibi kullanıp Saddam’ı yıktıksa, aynı şeyi sana da yaptıracağız!

Siyonistler çok uzun zamandan beri hazırlandıkları için bugün kendi lehlerine ve başkalarının aleyhine ne yapmak istiyorlarsa pek çoğunu başarabiliyorlar. Sır, bu kavmin dehasında ve seçilmişliklerinde değil; kuşaktan kuşağa takip edilebilecek uzun vadeli tasarılar geliştirip uygulayabilmelerindedir.

Bir yanda bütün yerküreye yayılabilmiş bir fitne ağının açıktan ve gizliden yürüttüğü derin eylemler, bir yanda kuru gürültüden başka işe yaramayan söylemler…

Ne değişiyor?

Çakal tavuğu kapıp gidiyor, her Yahudi’yi Siyonist sayan karşıtlar arkadan küfür edip duruyor.

Bütün marifet, zengin petrol kaynaklarına rağmen yoksulluk zincirini kıramayan kitlelerin duygularıyla oynayarak onları oyalamaktan ibaret mi?

Malum, İran devrimiyle millileştirilen petrolün üretiminde hâlâ Şah dönemindeki seviyeye ulaşılabilmiş değil. Bu gerçek, Şah’ın matah biri olduğunu göstermez ama dinci yönetimlerin başarısızlığını belgeleyen en önemli verilerden biridir.
 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan