Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - İyi komutan kızılcık şerbeti de içer

İyi komutan kızılcık şerbeti de içer PDF Yazdır E-posta
     KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt arasında yaşanan ‘yalanlama sorunu’ Türkiye için büyük talihsizlik... Ne yazık ki her iki taraf da, devlet bilinci ve devlet etme tarzı açısından eleştirilmeyi, hatta kınanmayı fazlasıyla hak ediyor. ‘İki taraf da...’ dedim ama Büyükanıt’ın Kıbrıs konusunda artık tek taraflı adım atmaktan vazgeçilmesini istemesi, sadece doğru değil fikrimce zorunlu devlet tavrının gereğidir. Buna rağmen, yeri geldiğinde kan kusarken ‘kızılcık şerbeti içtim’ demeyi becermek iyi asker olmanın ve tam bir devlet bilincine sahip bulunmanın şartlarındandır. Dolayısıyla Talat’ın, ayrıca AKP iktidarının tek taraflı adım atma alışkanlığına artık nokta koymasını isterken yerden göğe kadar haklı olan Büyükanıt, KKTC Cumhurbaşkanını dünya âlem önünde yalanlarken de bir kere daha ağır bir devlet adamlığı kusuru işlemiştir.Başta Rum tarafı olmak üzere, ilgili çevrelerin tamamına birden uluorta ‘Türkler askerleri ile siyasetçileri ile Kıbrıs konusunda birbirlerini yiyorlar’ dedirtecek bir yalanlama belki kısa vadede Talat’ın tek taraflı adım atmasını şimdilik önleyebilir ama kendi içimizdeki keşmekeşi aşmakta ne kadar zorlanacağımızı bir kere daha ortaya koyar. Bu keşmekeşin özü malum, Türk yetkililerin içeride birbirlerine düşmanca, dışarıda yabancılara dostça davranma hastalıklarıdır. Milli Güvenlik Kurulu’nda birbirlerinin yüzüne tebessümle bakmaktan çekinen siyasetçi ve askerler yabancı muhatapları pek derin muhabbet geliştirebilirler. siyasetçiler ilye irbirlerküresel ve bölgesel oyuncular tarafından kaşıtılmasına yönelik olarak devlet erkânımızın sık sık yazdığı resmi davetiyelerden birini oluşturur.  bir davetiye oluşturur.   i ile sürtüştürmeleri, kurumların rerek, bir kurumu ötekiyle uzlaşamaz hale getirecek yapay sorunlar örgütleyerek, karşı tarafın ülkbilmezlik demezlik ve deo derece haksızdır. devlet eda ve edebi açısından ağır bir yarabağışlanamayacak bir davranıştır. ası o derece bu noktadaki görüş ayrılığını savunmuş oluyor.  KKTC’nin tek taraflı adım atmasına karşı çıkmak suretiyleaslında TSK ile hükümet arasındakiIrak’ı işgal edilişinden bu yana batılı çevrelerde Kürtlerin bağımsızlık ilanı halinde Türkiye’nin müdahalesinden dem vurulur...   Bizim için sulh demek hayati hakikiyemizin teminine yarayan sebepleri istihsal etmek demektir. bu esbabtan ari olarak yalnız sulh yapmak kendi kendimizi aldatmak olur. Milletimiz çok aldanmıştır. ve asırlardan beri aldatıla gelmiştir. ve bu aldatılmak yüzünden duçar olduğu felaketleri birer birer hatırından geçirmektedir. artık aldanmamaya karar vermiştir. Artık hukukunu hiçbir suretle, hiçbir şekilde hiçbir kimseye vermemek niyeti katiyesindedir. Buna nazaran bizi aldatmamak şartile sulh yapmaya amadeyiz.

Bütün mazlum milletler zalimleri bir gün mahv ve nabut edecektir. o zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak insanlık kendisine yakışan bir haleti içtimaiyeye mazhar olacaktır.

Düşman olanlarla mücadele esbap ve vasaitiyle mücehhez olmayan milletler için hakkı beka yoktur. mücadele lazımdır.      BD: PKK'ya karşı çok şey yapmalıyız  9 Ocak 2007  WASHINGTON (A.A) ABD Dışişleri Bakan yardımcılığı bölümünün Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu yetkilisi Matt Bryza, PKK terörüne değinirken, "Türkiye'nin bu terör tehdidini ortadan kaldırmasına yardım için daha çok şey yapmalıyız" dedi.Amerikan-Türk Konseyi'nin (ATC)  "Türkiye-AB: Ortaklık mı Ayrılık mı?" konulu seminer Washington'da yapıldı. Matt Bryza, seminerdeki konuşmasında, Türkiye'de, AB'nin tutumuyla ilgili bir "adaletsizlik" algılaması olduğunu belirtirken, kendisinin durumu böyle görmediğini belirtti.Bryza, Türklere karşı 600 yıldır direnen bir Avrupa'dan bugünlere ulaşıldığını ve sonuçta AB'nin, Türkiye ile müzakereleri durdurmadığını veya ültimatom da vermediğini, sadece yavaşlatmaya karar verdiğini hatırlattı. Bryza, "Ortada Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesine ilişkin bir beklenti var, o da limanların açılması. Türkiye'nin de Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesi beklentisi var. Ancak bütün bunlar şu anda AB bürokrasisi içinde ve bir kez tekerlekler dönmeye başladığında bütün AB bu kararı uygulama yönünde takip ediyor. AB'nin istediği de Türkiye'nin üye olması" dedi. "HİÇ OLMADIĞI KADAR İYİ BİR POZİSYONDA"Brüksel'e her gittiğinde basında, Türkiye'nin AB üyeliği için AB Komisyonu'na bizzat kendisinin baskı yaptığı yönünde haberler yer aldığını ve bunların kendisini güldürdüğünü söyleyen Bryza, "Ben AB Komisyonu'na baskı yapamam, zaten yapmama da gerek yok. Komisyon zaten yapabileceği her şeyi yapıyor" diye konuştu.ABD Dışişleri Bakan yardımcılığı bölümünün Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu yetkilisi Matt Bryza, "umarım fazlasıyla iyimser bir değerlendirme olmaz ancak Türkiye aslında şu anda kendisini daha önce hiç olmadığı kadar iyi bir pozisyonda buluyor. Klişelere kaçmadan şunu söylemek istiyorum: Türkiye'nin AB emeli, gerçekten kendi ellerinde" dedi.Seçim döneminde ve AB'nin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili coşkusunu kaybettiği gibi algılamalar varken ilerlemenin zor olabileceğini takdir eden Bryza, ABD olarak kendi hedeflerinin, gelecek yıl içinde Kıbrıs'ta BM sürecini yeniden canlandırmak olduğunu ifade etti. "TERÖRE KARŞI DAHA ÇOK ŞEY YAPMALIYIZ"Konuşmasında PKK terörüne de değinen Bryza, "Türkiye'nin bu terör tehdidini ortadan kaldırmasına yardım için daha çok şey yapmalıyız" dedi.ABD'nin, Avrupalı müttefikleriyle bu konuda çok şey yaptığını ancak daha da fazlasını yapması gerektiğini belirten Bryza, "Türkiye'nin sabrının tükenmesini anlıyorum, bu yüzden onları suçlayamam. Ancak Emekli Orgeneral Joseph Ralston'ın PKK ile mücadelede özel temsilci atanmasının bir önemi var" dedi.Bryza, emekli olsalar bile ABD'nin en üst düzeydeki askeri yetkilileri olan "dört yıldızlı generallerin", Pentagon'da seslerinin her zaman daha iyi duyulduğunu da söyledi. "TÜRKİYE'DE LAİK DEMOKRASİ ÇOK İYİ GİDİYOR"Türkiye'de laik demokrasinin çok iyi gittiğini söyleyen Bryza, "Evet, pek çok gerilimli durum, canlı tartışmalar oluyor. Bunları kakofoni, gürültü olarak niteleyebilirsiniz. Ancak bu tartışmalar demokrasinin gereği. İnsanlar AKP'nin özünün ne olduğu konusunda spekülasyon yapıyor. Benim görüşüm, AKP'nin, Türk halkı tarafından seçilmiş bir parti olduğudur. Türkiye önemli, çünkü laik bir demokrasi. Bu nedenle de Türkiye, siyasi işlerini laik demokratik ilkelere göre düzenlediği sürece stratejik önemini muhafaza edecektir" ifadelerini kullandı.BAĞIŞ: AB KONUSUNDA GİZLİ GÜNDEMİMİZ YOK Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politika danışmanı, AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış da AKP hükümetinin AB konusunda “gizli gündemi bulunmadığını" vurgularken, AB'nin müzakereleri yavaşlatma kararından hayal kırıklığına uğranılmadığını ve en az eskisi kadar bu süreçte ilerlemede istekli olduklarını söyledi.Bağış, Washington'ın "gizli amaçlar" konusunda spekülasyon yapmayı sevdiğini belirterek, "AK Parti'nin AB eğilimiyle ilgili gizli gündem, gizli amaç gibi referansları duymak istemiyorum, çünkü böyle bir şey yok. AK Parti hükümetinin politikaları, Türkiye'nin 1963 Ankara Anlaşması ve 1860'ların batılılaşma eğilimlerinin bir uzantısıdır. Biz bu mirası devam ettiriyoruz" dedi.AB'nin Türkiye ile müzakereleri yavaşlatma kararının ardından "hayal kırıklığına uğramadıklarını" belirten Bağış, Türkiye'nin en az eskisi kadar AB yolunda istekli olduğunu ve reform sürecinin yavaşlamasının söz konusu olmadığını vurguladı. “OYUN BAŞLADIKTAN SONRA VARIŞ YERİ DEĞİŞTİRİLDİ”Bağış, süreci duraklatanın, Kıbrıs meselesini öne süren AB olduğunu belirterek, Türkiye-AB meselesinin "politize edildiğini" söyledi. AB'nin, "oyun başladıktan sonra varış noktasını değiştirdiğini" belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik izolasyonların kaldırılması durumunda Türkiye'nin de limanlarını açacağını kaydetti.Türkiye'yi kazanmak ya da kaybetmenin batının elinde olduğunu vurgulayan Bağış, "Türkiye batının eşit ve saygıdeğer stratejik ortağı olmaya kabildir ve isteklidir" dedi.ABD'nin yeni Savunma Bakanı Robert Gates'in, Senato'da onaylanmasından önceki oturumda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin katkılarının yeterince takdir edilmediği yönündeki sözlerine dikkat çeken Bağış, olgun stratejik ortakların takdire veya sırt sıvazlanmasına ihtiyaç duymadığını söyledi.Bağış, "olgun stratejik ortaklar, birbirinin kalbini ve kafasını, birbirinin güvenini kazanmak için aktif ve sağlam işbirliğine ihtiyaç duyarlar" dedi ve kimsenin "timsah gözyaşları dökmesine izin verilmeyeceğini" ifade etti. “TÜRKİYE BAZI AĞIRLIKLARI ATMASI GEREKTİĞİNİN FARKINDA”Türkiye'nin demokratik evriminin ve AKP hükümetinin demokratik tutumunun gözden kaçırılması veya yanlış okunmasının hayal kırıcı olduğunu söyleyen Bağış, bunun, Soğuk Savaş alışkanlıklarından kaynaklanıyor olabileceğini belirtti ve "aslında Soğuk Savaş'ı Türkiye gündeme getirmeli ve o dönemde yaptığı fedakarlıklara, müttefiklerine yaptığı katkılara ne olduğunu sormalı" dedi.AB'nin, gözlerini Orta Doğu'daki istikrarsızlığa kapatarak güvende olamayacağını belirten Bağış, bu aşamada Birliğin, yapay tampon bölgelere değil stratejik ortaklara ihtiyacı olduğunu vurguladı. Bağış, Türkiye'nin bu bağlamda batı için bir güç ve istikrar kaynağı olduğunu belirtti.Bağış, Türkiye-AB sürecini, kendi hayatında uyguladığı diyet programına benzeterek, "Türkiye kendi iyiliği için bazı ağırlıkları atması gerektiğinin farkında" dedi. öbür ucunda bile olsa boynunu sıkarım’ demektir.

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan