Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Neye göre oy vereceğiz?

Neye göre oy vereceğiz? PDF Yazdır E-posta

Çok partili siyasi hayatımızın en uzun ömürlü formüllerinden biri olan “ehven-i şer” bu seçimde bir kere daha geçerliliğini kanıtlayacak.

“En iyi”i değil de “kötülerin en az kötü olanını” tercih edenler yine, toplam oyların yüzde ellisine yaklaşacak.

Öbür yarısı da “kısmen duygusal” ile “tamamen duygusal” arasında meçhul oranlarla bölünecek.

Sonra dönüp buna “halkın sağduyusu” diyeceğiz.

Niçin “sol duyu” veya “merkez duyu” değil de “sağduyu” diyoruz?

Bütün şamata sanki bir “şey” söylemiş olmak için!

Köpükten kavramlarla sosyolojik maketler kuruyoruz.

Seçilene yağ çekerken seçilmişi aşağılıyoruz. Kof gazeteci de hala bu yergici-başılık sayesinde ekmek yiyor.

Seçen de, sanki oyları veren kendisi değil de uzaylılar imiş gibi “Haa yaşa, bu siyasetçiler gerçekten berbat” diyor.

Hasılı, herkes kendi kendisini aşağılamış oluyor.

Bunun için de demokrasimiz “yukarı” yol alamıyor.

Elbette yine de siyasetçinin vebali büyük. Her şeye rağmen “seçen”den kaliteli olmak zorunda. Ama bunca aşağılanmaya rağmen hala ders almışa benzemiyor.

Manzara ortada.

Eskilerin “sath-ı mail” dediği bu taze “seçim eğik düzlemi”nde hep birlikte kayarken hangi siyasi kadronun hangi projesini tartışıyoruz?

Hangi partinin dağarcığında, temennilerden öte, “nasıl” sorusunun cevabı var?

Evet efendiler, vaat buyurduklarınızı nasıl yapacaksınız? Acaba siz, kendiniz, gerçekten bu vaatleri yerine getirebileceğinize inanıyor musunuz?

Doğrusu inanmadığınızı hissediyoruz.

Bu yüzden hiçbirinize güven duyamıyoruz. Oysa, HADEP dahil, hepinizi seviyoruz. Çünkü her birinizi ülkemizin renkli birer olgusu, bazen de çok eğlenceli ve yetenekli birer “oyuncu”su olarak vazgeçilmez buluyoruz.

“Proje”siz olarak dünyanın en sorunlu ülkelerinden birini yönetmeye soyunmanızdaki cesaret başımızı döndürüyor.

Elde bir metin olmadan sergilediğiniz “tuluat” becerisine hayranlığımızı kelimelerle anlatamayız.

Ne var ki, bütün bu “olumlu” duygularımızdan bir nebze “güven” damıtamıyoruz.

Yine de birinize oy vereceğiz.

Sebebi çok basit:

Biliyoruz ki, dünyanın en kötü siyasetçisi bile, dünyanın en iyi “kuvvet”inden daha az zararlıdır. O “kuvvet” ister toplu-tüfekli olsun, ister paralı-pullu, ister kalemli-kameralı!

Biliyoruz ki, biz seçenler, sizlerden çok daha kaliteli değiliz.

Okumuşlarımızın, okumamışlarımızdan daha ileri olmadığı gibi.

Hani o “sağduyu”suna iltifatlar yağdırdığınız bizler de, aynen sizin gibi, ezici çoğunluğumuzla hayatımızı “proje”siz yürütüyoruz. Dahili ve harici zuhurata tabiyiz!

Biz de halk olarak aynen sizler gibi lafla peynir gemisini yürütmede pek ustayızdır.

Yiğit yiğidi gözünden tanır.
 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan