Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Olmaya cihanda devlet bir temiz kalp gibi

Olmaya cihanda devlet bir temiz kalp gibi PDF Yazdır E-posta

Gayr-ı resmi sömürge durumundaki Türkiye’de hemen hemen bütün kilit mevkiler için oluşturulan ‘icazet çarkı’nın nasıl işlediği ve nasıl kırılacağını beyinlerimizin en mahrem bölmelerinde tartışıp çözümler hazırlamalıyız.

Yalnız bir süre daha da bu hazırlıkları mahrem ve mahfuz tutmak şart. Ta ki, Türkiye yeniden devlet haline gelsin! Yoksa emanet edeceğimiz tasarı ve fikirler ‘icazet çarkı’ tarafından erkence keşfedilip önlenir! Zira ülkede ‘icazet çarkı’ tarafından nüfuz edilemeyecek ve sırları açığa vurulamayacak mahrem delik kaldığından emin değiliz!

Öyle demler olur ki, ‘vatan kurtaran aslan’ postu içinde görüp güvenmek istediğimiz kişilerin bile üç paralık kukla iktidar için ‘icazet sırası ne zaman bana gelecek?’ diye avuç ovuşturduklarını görürüz. Üstelik sicil amirleri yabancı olan mevcut kadroları ‘icazetli’ diye eleştirdikleri halde!

Ne olursa olsun; isterse ‘gaflet, dalalet ve ihanet’ Mustafa Kemal’in bile hayal edemeyeceği boyutlara varmış bulunsun, yine de ülkenin satın hür beyinlerine düşen birinci görev, çözümleri hazırlamaktır.

İş başa düşmüştür. Ülkenin devlet kalması veya yeniden devlet olabilmesi için zorunlu hizmetler sahipsiz ve boştur. Yangının bütün ormanı yok etmemesi için, alevlerin önünü kesmek üzere yolu açacak irade yoktur.

Bugünden başlayıp yirmi yıl sonra sonuçlarını alabileceğimiz çözümleri hazırlayıp, namus ve kahramanlığından emin olduğumuz bazı yetkililere versek bile, devlet niteliğimiz kalmadığı için devamlılık ihtimali yoktur. Kilit makamlara gelmiş insanlarımızın pek çoğu, yeryüzünün en toy devletlerinde bile görülemeyecek kadar ağır dalalet içinde şartlandırılmışlardır:

-Aman devletin ideolojisine halel gelmesin de varsın kendisi batarsa batsın! Devletin ideolojisi bekasından önemlidir!

O kadar olur mu?

Oldu bile!

Halkın değerlerinden kopuk sözde ulusçu kadroların imanları budur:

-Bu devlet ölebilir ama cesedi çağdaş ve laik kalsın yeter!

Bilinçsizlik bu boyutlara vardığı içindir ki, sürekli aynı hataya düşerler! Dışarıdan icazetli olduğunu bildikleri siyaset, cemaat ve kanaat önderlerine daima yanlış yerden vurarak sersemce bir muhalefet yürütürler.

Sözgelimi; icazetli bir liderin milli meselelerdeki yanlışları karşısında hemen laiklik mermilerini ateşlemeye başlarlar. Böylece onları dindar halkın sevgilisi veya en azından tesellisi haline getirirler!

İki kere iki eşittir dört!

Bunu göremeyenlerin devlet ve cumhuriyet aşkı kaç para eder?

Yok eğer göre göre bu sarsak muhalefeti yapıyor, dış güdümlü kadrolara sözde laiklik mermileri kullanarak saldırıyorlarsa, onlar ulusçu değil, doğrudan doğrula icazet çarkı tetikçileri sayılırlar.

Daha daha açık mı söyleyelim?

İcazet çarkı bu ülkede her eğilimden adam satın alabilmekte veya parasız devşirebilmektedir. Onun için; şunu bunu ‘hain’ diye suçlayanların arasında da bol miktarda sicil amiri yabancı zevat bulunduğunu unutmayalım.

Çözümlerimizi hazırlayıp şimdilik mahrem ve mahfuz tutmamız asıl bunun için gerekli. Türkiye’nin en muzır unsurları, ‘vatan kurtaran aslan’ postu içindeki ahmaklar ve hainlerdir.

İcazet çarkını kıracak hareketin şimdilik işaretini bile göremiyor olmamız, onun ebediliğini kanıtlamaz. Mesele çarkın gücü değil, bizim, demir bir irade gelene kadar her köşede birer ‘beylik’ üretme, her kayıkta birer Barbaros arama huyumuzdur.

Bu hastalığı aşmak kolay değil! Ancak dua edenlerin kalpleri temiz ise, Allah zor işlerini kolay kılar.

Ya kalpler ne zaman temiz olur?

Cepler temiz olduğu zaman…

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan