Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Ordu kurtaran Şaban dersleri

Ordu kurtaran Şaban dersleri PDF Yazdır E-posta
Kara Harp Okulu Komutanı’nın istifasından sonra başlayan sızma, süzme ve düzme haber bulamaçları neredeyse ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ipliğini pazara çıkarma kampanyası’ halini alacakken Baykal bir kere daha ordunun canına ve şanına okumaya kalkışıyor:-30 Ağustos mücadelesinde başarıya ulaşılmıştır. Terfi süreci ve atama sürecinin işleyişi güvence altına alınmıştır.Daha önce de vurguladığım üzere, Baykal’ın ‘CHP’yi ordunun partisi, orduyu da CHP’nin ordusu’ gibi gösterme heves ve çabaları millete ve gözbebeğine yapılabilecek en büyük kötülüktür. CHP bu haltı karıştırdığı sürece Türk milletinin bütün kalbiyle ‘ordu benim ordumdur’ demesi zorlaşmıştır, zorlaşmaktadır. Hadi AKP’nin 30 Ağustos’ta YAŞ kararlarında etkili olup tercih dayatacak dirayet ve celâdetin zerresine sahip bulunmadığını geçelim. Baykal’ın hayalet yaratıp sonra da onu Don Kişot’un mızrağından daha güçlü dilceğizi ile imha ettiği yolunda şecaat arz edişi gülünç değil midir?-Son değerlendirmemizi Meclis tatile girmeden önce ‘Sakın ha 30 Ağustos’la oynamayın’ diyerek yapmıştık..... Bizim uyarımızın ardından o zamana kadar kopuk olan ilişkiler yeniden canlandı. Ziyaretler yapıldı. Bizim o konuşmayı yaptığımız günden sonra sorun aşıldı.....Aman da bre yaylalar! Doğrusu Baykal gibi zeki bir insanın böylesine basit kurnazlığa tenezzül edişini anlayamıyorum. Acaba bu söylemlerle bir takım saf CHP’lilere ‘genel başkanımız sayesinde AKP’nin orduyu kurcalanması önlendi’ dedirtmeyi mi umduğu için bu hafifliği göze alabiliyor? Yoksa kendisini etkisiz ve verimsiz bulan ‘sosyal demokrat camia’yı (?!)  aptal yerine mi koymaya kalkışıyor:-Siz benim Ana Muhalefet lideri olarak hiçbir işe yaramadığımı, etkisiz ve verimsiz olduğumu söyleyip duruyorsunuz ama saçmalıyorsunuz. Oysa ben iki çift laf ile askerin topundan ve tüfeğinden daha etkili olmaktayım. İşte gördünüz, bir ‘cız’ dedim, AKP hemen elini ordunun terfi sürecinden çekti. Şüphesiz Baykal’ın bu küçük askercik manevraları büyük demokratik, sosyal ve milli sıkıntılar üretebiliyor. Daha beteri de böyle numaralar karşısında ordunun herhangi bir tepki vermemesi...Yetkili bir komutan çıkıp da ‘yeter Baykal efendi, bütün milletin ordusu olan ve her partiye eşit mesafede duran Türk Silahlı Kuvvetleri senin vesayetin altında değildir, himayene de ihtiyacı yoktur’ demiyor.Sanki ‘CHP Genel Başkanı’nın bu tavrından rahatsızlığımızı belirtirsek AKP’ye sıcak baktığımız izlenimi doğabilir’ diye endişe edilmektedir. Oysa tabii ki böyle doğrudan işgüzarlık yapana yönelik bir açıklama istediğim ve önerdiğim yok. En azından Baykal’ın anlayacağı bir yöntemle bu üslûba duyulan tepkiyi yansıtmanın bir yolu bulunabilir. Aksi halde CHP ile TSK arasında siyasi özdeşlik bulunduğu izleniminin güçlenmesi, milletin sadece düşmanlarını sevindirecek bir durumdur. Esasen bir ordu için, herhangi bir siyasi partiye daha yakın durduğu izleniminin doğması zaten felâkettir ama bu, CHP söz konusu olduğunda iki kat daha ağır mesele teşkil eder. Zira millet çoğunluğu iyi bilmektedir ki ardında yabancı güçlerin bulunduğu sözde yerli kaygılı askeri darbelerin hiçbiri CHP’ye karşı değildir, aksine bazı aydınları ile CHP daima bu tür manevraların ortağı olagelmiştir.Şüphe yok ki, Baykal’ın lider olarak bir noktacık şahsi etkinlik gösterisi ve üç kuruşluk parti getirisi uğruna millete ve orduya yapmakta olduğu kötülüğün boyutlarını kavrayamayan kurmay zekâ düşünülemez. Anlaşılan; AKP’nin pek küreselci, pek beynelmilelci duruşu, doğal olarak ulusçu bir kurum niteliği taşıyan orduyu Baykal’ın işgüzarlığı karşısında yutkunmak zorunda bırakmaktadır.Ne yaptım; Baykal’ın kabahatinden de AKP’ye pay mı çıkarmış oldum?Hayat denen fırıldak böyledir; şer başkasının fiili olabilir ama müsebbiplerinden biri de ben isem vebalden hissemi inkâr edemem.
 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan