|
Şapur-şupur HABUR ihaneti |
|
|
|
|
Önceki gün öğrendiğim birbiriyle bağlantılı iki iddia, Türkiye’nin bölücü fitne karşındaki mevcut zaaflı halinin tam teşhisini yaptıracak ve bu çıkmazdan kurtuluşun yolunu tanımlayacak nitelikte... İki iddianın, ‘ikinci çuval vakası’ denebilecek ilk ayağı dünkü Takvim gazetesinde ‘BARZANİ ÇUVALI’ başlığıyla manşet oldu. Hikâye kısaca şu:-3 MİT görevlisi PKK’nın Kuzey Irak’tan Türkiye’ye geçiş yollarını belirlemek üzere gizlice Zaho’ya giriyor ama Barzani’nin adamlarınca -muhtemelen ABD veya İsrail’in verdiği istihbarat desteği sayesinde- yakalanıyor ve hapsediliyorlar. Arkasından bunların akıbetini öğrenmek üzere giden 2 MİT görevlisi de aynı şekilde bulunup içeri tıkılıyorlar. Orada sorgulanıyor, aşağılanıyor ve dövülerek Türkiye sınırına bırakılıyorlar. Takvim bununla bağlantılı olduğunu yukarıda belirttiğim ikinci iddia hakkında ise herhangi bir bilgi vermiyor. Oysa bağlantılı iddia, bu ikinci çuval vakasının intikamının hakikaten (?!) alındığı yolundaydı. ‘Hakikaten’ diyorum, çünkü daha önce kocaman ve kodaman bir gazetede ‘çuvalın intikamı’ diye emekli bir subayın palavra hikâyesi manşet yapılmıştı. -Bu seferkinin palavra olmadığı nereden belli?Pek tabii, bu iki bağlantılı hikâyenin ilki gibi ikincisi de henüz iddiadan ibaret. Her ikisinin de doğruluk derecesini sorgulamadan önce iddialardan haberdar oluşumun hikâyesini özetleyeyim:24 Temmuz günü her iddiaları bana aktaran gazeteci dostum Levent Gültekin, özellikle ikinci kısım hakkındaki bilgilerden çok emin olduğu için konuyu ‘8 SÜTUN’ isimli internet sitesinde yayınladığını belirtmiş, doğrulatabilmek için koşturduğunu söylemişti. Haberin özeti şuydu:-Türk Özel Kuvvetleri Kuzey Irak'ta Barzani'ye karşı özel bir operasyon yaptı. Son bir hafta içinde yapılan bu operasyonda Barzani ve adamlarının kontrol altına alındığı ve ‘Tepenizdeyiz, istediğimiz an sizi alır götürürüz’ mesajı verildiği öğrenildi. Geçtiğimiz hafta içinde ABD'nin Irak'taki en üst düzey komutanının Kuzey Irak'a geçerek Barzani'ye yaptığı ani ziyaretin arkasında da bu operasyonun olduğu öne sürülüyor. Cumartesi günü de ABD ile Türkiye arasında olağanüstü telefon trafiği yaşanmış, ABD dışişleri bakanı Rice Abdullah Gül'ü, Başkan Bush da Erdoğan'ı arayarak ‘sakin olur, sabırlı olun’ mesajı ile PKK'ya karşı ortak mücadele sözü vermişlerdi.Bunun olabilirliği konusunda yaptığım yoklamalardan iki zıt sonuç çıktı. Bazı uzmanlar bunun mümkün bulunduğunu düşünürken, bazıları ise Türkiye’nin yaşadığı ağır siyasi irade zaafı yüzünden böyle bir operasyonun fanteziden ibaret olduğunu söylüyorlardı. Ne var ki Levent Gültekin dün sabah itibariyle haberi teyit ettirdiğini bildirdi. Bazı uzmanların da vurguladığı gibi şahsen böyle bir operasyondan çok HABUR kapısının kapatılmasının Barzani’ye ve bütünüyle Kuzey Irak’a daha etkili bir ders teşkil edeceğini düşünmekteyim. Fakat mevcut haliyle Ankara’nın peşmerge küstahlıklarına böyle bir tepki sergileyemeyecek kadar Amerikan kelepçeli olduğunu da biliyorum. Onun için de eğer bu ikinci çuval vakası gerçekten yaşanmışsa, hiç değilse operasyon iddiasındaki hikâye kadar bir hesap kesilmiş olmasını şimdilik tatminkâr sayılabilir.Peki ya bu seferki de palavra ise? Hele istihbarat elemanlarımıza Barzani güçlerinin yaptığı doğru olup intikamına ilişkin hikaye palavra ise?..O zaman devletin haysiyetini kurtarabilmek için yapılması gereken binbir işten ilk günkü belli ve kaçınılmazdır:MİT’i lağvetmek!İkinci günkü iş; ABD ve İsrail tarafından Türkiye’yi bölme üssü olarak teşkilatlandırılan Kuzey Irak’ı, 90’ların başından beri HABUR ana damarı ile beslemeyi içine sindirebilen bütün Ankara sorumlularını Yüce Divan’a sevk etmektir. Zira bu Türkiye HABUR’dan öpücüklerle duvara dayatılmaktadır.Gerisini saymaya hacet yok. Yeter ki bu ilk iki günün işini gördürecek bir iradeyi Allah bu millete lütfetsin...
|