Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - 29 Mayıs ağlama günümüz

29 Mayıs ağlama günümüz PDF Yazdır E-posta
    Bugün kutlu fethin 555. yıldönümü... Şimdiki Türkiye'yi bile fazla büyük bulan Haçlı Avrupa'nın hâlâ acısını yaşattığı fethin yıldönümü...

    Haçlı Seferleri örgütleyip kutsal beldeleri Müslümanlardan kurtarmaya gelen barbarların bir ara Ortodokslardan koparıp Katolik devlete dönüştürdükleri İstanbul'un fethinin yıldönümü...

    Ortodoksları, Katolikleri ve Protestanları ile bütün Hıristiyan dünyasının hâlâ geri alma rüyası gördüğü şehrin tarihindeki en önemli günün yıldönümü...

    Minareden kalemlerle Türk tapusu mezar taşlarına kazınmış, Kuran-ı Kerim'deki 'belde-i tayyibe' tamlamasına yakıştırılmış, Peygamber tarafından ordusu ve komutanı muştulanmış fethin yıldönümü... Ne var ki 29 Mayıs sadece Hıristiyan dünyası için kara bir gün değil! İçimizdeki Müslüman ve Türk isimli gizli Hıristiyanların veya Hıristiyan gizli birimlerce geri devşirilmiş pek çok kişi için de bu, 'itici' bir gün... 'Ne demek efendim fetih! Bu çağda fetih kutlamak ne ilkellik! Hele de Peygamber müjdesinden bahsederek bir tür barbarlığı kutsamak!' Aynen böyle mi diyorlar?

    Hayır, bunları söyleyeni duyan yoktur amma arif olan böyle hissedenleri gözünden tanır. Doğrusu Siyasal İslâm'ın yerli bayraktarları tarafından 'Fetih şenlikleri' adı altında sergilenmiş bazı hafiflikleri hatırlayınca, en güzel günlerimizi kendi ellerimizle rezil etme becerimizin utancından yüzümüz kızarır! Bu hissiyat içerisinde; çok bayağı gösterilere de sahne olabilen '29 Mayıs' kutlamalarına burun kıvıranların en azından bir kısmının rahatsızlığını ideolojik değil, estetik kaygıyla açıklama hakkını saklı tutarız. Sıkıntı, 29 Mayıs gününden dini veya ideolojik dürtülerle rahatsızlık duyanlardandır.

    Bunların bir kısmı, köken bahsini umursamaz göründükleri halde Türk ve Müslüman kökenli olmadıkları için kendilerini farklı hisseden mütegallibedir! Çoğu sürekli olarak, çağdaş Haçlı veya Siyonist etkiye açık yabancılarla temas ve işbirliği halinde bulunduğu için Fetih duygusunu yaşayanlardan ayrı görünmeye çalışırlar. 29 Mayıs'tan rahatsızlık duyanların bir kısmı da; Atatürkçülüğü meslek edinmiş, daha doğrusu Atatürk'ü istismar ve kötüye kullanmayı meslek edinmiş İttihat Terakki döküntüleri ve yamaklarıdır. Bunlar esasen, Atatürk'ün sağlığında sinsice karşıt harekâtı yapılandıran kadronun yetiştirmeleridirler.

    Galip kanaatimce Atatürk'ü zamana yayarak öldürten irade de bunları kullanmıştır. Atatürk laik Türkiye devletini, 'İslâm'la örtülü savaş yürüten devlet'e dönüştürme tasarısı, daha onun cenaze namazını kıldırtmama çabası ile başlamıştır! Günümüze kadar da, 'İslâmcı' geçinen bazı çevrelerin 'kırmızı kuvvet' katkısı ile gelişerek gelmiştir. Hâsılı; 29 Mayıs'tan hazzetmeyenler böyle! Bir de 29 Mayıs'ı hak etmeyenler?

    Birkaç İstanbul tutkunu sanat ve imar insanı hariç; Vatan- Millet caddelerini açarken tarih kıyımı yapan Menderes dâhil, 1940'lardan günümüze bütün Cumhuriyet nesilleri... İstanbul'un mahvetmede hepimiz fail, sorumlu ve seyirciyiz. Hangi yüzle 29 Mayıs'ı kutlarız? Onu eski güzelliğine döndürene kadar bize yakışan tek şey; katlettiğimiz İstanbul'a utanç içinde ağlamaktır.

-29/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan