|
İnsanın bazen kendisini kandırması yararlı, hatta vacip bile olabilir. 'Adalete güveniyorum' demek gibi. Her şeye rağmen böyle demek zorundayız! Çok mu anlamsız? Öyle ya, Türkiye'de adalet çarkı çürümüşken bu sözü niye söyleyip duralım ki? Söyleyip durmalıyız!
Çünkü 'adalete güveniyorum' demek, aslında 'hukuk devleti ülküsüne inanıyorum' demektir! Onun için; çürük bir adalet çarkını tartışırken dahi söze 'adalete güveniyorum' diyerek başlamalıyız. Biliyorum; aklı başında birine kırk kere deli dersek dengesini bozarız ama deliye kırk kere akıllı desek onu iyileştiremeyiz! Öyleyse niye gerçekte adaletle alakası bulunmayan bir çark için ısrarla 'adalet de adalet' deyip duralım? Diyelim, zira böylece hiç değilse hukuk devleti olma ülküsünü ve yargının vazgeçilmezliğini yeni nesillerin dimağlarında yaşatabiliriz! Ayrıca bu bizi, yıkık yargıyı sorgulayıp onarmaya çalışmaktan alıkoymaz!
Bu ifadelerimin önemli ölçüde 'tekrar' niteliği taşıdığının farkındayım. Sebebim, az sonra mimlemeye çalışacağım bir bilgiye geçiş için hazırlığımın yıkıcı değil, yapıcı niyet içerdiğini kayda geçirmektir. O bilgi, Amerikalı yorumcu Michael Rubin'in 'Ak Parti için kapatma süreci işletilecek' diye daha geçen yıl yazmış bulunmasıdır. Gerçi Star gazetesinin bu haberinde Rubin'in 'Türkiye'deki ulusalcıların akıl hocası' diye tanıtılmasına ihtiyatla bakarım ama onun nasıl bir sömürgen güç tetikçisi olduğunu bilirim...
Bu zat, daha 2 Şubat 2007'te yayımlanan yazısında; 367 manevrasıyla noktalanan Köşk geriliminden önce kehanette bulunmuş: 'Erdoğan AK Partili birinin cumhurbaşkanı olmaması için uyarıldı. Eğer uyarılara kulak asmazlarsa bu kez tanklar sokaklara çıkmayacak, parti için siyasi ve yargısal süreç işletilecek...' Şimdi buna bakarak, zinhar, 'Rubin'in kehaneti kapatmanın dış bağlantısını oluşturuyor' demem, demeye getirmem! Adam, Refah Partisi'nin ve Fazilet Partisi'nin akıbetine bakıp bu kehanette bulunmuş olabilir! Hatta Rubin'in aşağıdaki satırlarını dahi zinhar, kapatma davasıyla ilgili bir dış bağlantı belirtisi saymam: 'AK Parti Siyasi Partiler Yasası'nı çiğniyor.
Yasa, siyasi partileri, Atatürk'ün reformları ve Türkiye'nin laik kimliğini değiştirmeye çalışmak, ya da halk arasında dini sömürü aracı olarak kullanmaktan men ediyor. Erdoğan ve Arınç'ın konuşmaları, AK Parti'nin feshi için zemin hazırlamıştır. Böylece erken seçim süreci hızlanabilir.' Bu ifadeler de yine Refah ve Fazilet macerasına bakıp yakın geleceği başarıyla okuma örneği olabilir!
Ne var ki, herkes bu fakir gibi, adaletle alakası kalmamış bir çarka adalet demekte ısrar etmez! Kesindir ki, milyonlarca insan bu haberle kapatma davası arasında bağlantı kuracaktır. Tam da 'Şuyuu vukuundan beter' durum! Hem de bu dava, -bırakınız dış bağlantıyı- içeriden herhangi bir siyasi veya ideolojik dürtüyle dahi değil de, tamamen özgür hukuk adamı sıfatıyla açılmış bulunsa bile! Rubin'in kehaneti milyonlarca vatandaşımızın midesini bulandırmakla kalmaz, kesin bağlantı delili sayılır hale gelir. Lakin biz yine de hukuk devleti ülküsü için aşk ile yırtınmaya devam edeceğiz! -10/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.- |