|
İkbalden sonra zeval veya fetret hengâmesi gelip çattığında en çok aranan ve en zor bulunan değer sadakat...
Sadakat nasıl bir değerdir, ne zaman hakiki imtihanı verilir? Bunlar sade vatandaşlardan çok liderler için anlamlı sorular… Tabii eğer o lider, ikbalini salt dehasına bağlamıyor, ‘Ben insan sarrafıyım, bir bakışta kimin kaç kıratlık adam olduğunu anlarım’ demiyorsa… Esasen liderlerin talihli olanı, ikbalden sonra hemen zevali yaşamayıp arada, eskilerin fetret dediği karışıklık döneminden de geçenlerdir. Fetretten ibret alan, zevali geciktirir. Bu bakımdan fetret Allah’ın hediyesi bile olabilir. Fetretten çıkartılacak en yüksek ibret, sadakat bahsindedir. Malum; fetret, ikbal ve zeval ibrelerinin sık yön değiştirdiği, liderin veya düzenin bir dem yıkım, bir dem dirlik işareti verebildiği karışıklık dönemidir. Böyle bir hengâmede hain ve sadık sürekli renk değiştirebilir, kimin ne yana yalpalayacağı, zeval kesinleşene kadar açıklık kazanamayabilir. O sıra liderin kulağına bin koldan bin veri üflenir, ‘o sadıktır, bu haindir’ diye ihbar yağdırılır. Lider birine, ikisine, üçüne itibar etmeyebilir, hatta veriyi getireni bile uyarabilir ama geriye yine bir tortu kalır, çevredeki herkes en azından şüpheli hale gelir. ‘E, ne yapalım; kabahat liderin, yola çıktığı adamları doğru seçememiş, hakiki sadakat ehlini aramamış, aramışsa da bulamamış…’ Böyle mi? Pek öyle değil… Liderler çoğu zaman kadrolarının emrivakilerle oluşmasını engelleyemezler. Hatta liderlikleri dahi emrivakiden ibaret olabilir. Zaten en ehil olan lider için bile ikbal, fikrimce evvelâ ilahi emrivakiden ibarettir! Bu sebeple liderlik maceraları için örülecek imtihan cilvelerinin arasında ihanetlerin, dönekliklerin, arkadan vurulmaların bulunması doğal… Kısacası lider için bir kalemde ‘Kendi etti, kendi buldu’ der gibi ‘Kadrosunu kendi seçti, kendi buldu’ demek her şeyi açıklamaya yetmez. ‘Kader arkadaşı’ deyimi biraz da bu sırrın anahtarıdır. Arkadaşlarımız, kader örgümüzün halkalarıdır. Fetret devrinde sağanak halinde gelecek vefasızlık, dalalet, ihanet ve kahpelik ihbarları ile sadık bilinenlerden yana yaşanacak hayal kırıklıkları birer nimet bile olabilir! Nasıl mı? Sadakat bahsiyle ilgili güvenilir dersler çıkararak… Fikrimce ilk dersler, birer doğa kanunu kadar güçlü: ‘Hiçbir kölenin sadakati garanti değildir.’ ‘Saygı duyacak kadar değerli bulduğunuz adamın sadık kalma ihtimali, her şeyini size borçlu olan ve sizden koptuğunda beş paralık değeri kalmayacak insanlardan çok daha yüksektir.’ ‘Size yağcılık yapan ve fazlasıyla itaatkâr görünen kişinin sadık kalma ihtimali düşüktür. Buna karşılık yağcılığa tenezzül etmeyen, fikrini açık söyleyen, yüzünüze karşı eleştiride bulunan ama arkanızdan konuşmayan kişinin de ihanet etme ihtimali zayıftır.’ Baştan beri kerhen yanınıza aldığınız veya birileri adına çevrenizde nöbet tuttuklarından şüphelendiğiniz kişilerin gemiyi terk etmeleri ise ihanet değil, görevlerinin gereğidir. Onlar, liderin daha yola çıkarken bin başlı emrivakilerle yüklendiği ağırlıklardır. Fetret, Allah’ın lidere bahşettiği safra atma fırsatı olabilir… -17/07/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.- |