Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - İngiltere gibi dostun varsa

İngiltere gibi dostun varsa PDF Yazdır E-posta
    İngiliz Kraliçesi'nin teşrifi yine yolumu tarihe düşürdü... Kindarlıktan değil, aramızda halledilmemiş çok hesap var da ondan! Şimdilik umudum, milletin bunları unutmaması... Misafirlik başka, hesap başka... Esasen İngiliz devleti ile Lozan'da dahi barışmış değiliz.

    Bizden bazıları barıştığımızı sanmıştır ama İngiltere barışmamış, düşmanlığını Lozan ile noktalamış da değildir. 'Güneş Batmayan İmparatorluk' için ana kültür-fizik hareketlerinden biri bizi hedef gösterir: 'İsimleri ve cisimleri yeryüzünden kazınana kadar Türklere kötülük etmek...'

    Tabii bu İngiliz milletinin düşmanlığı değildir. Holiganları hariç İngilizlerin, genel haçlı duyarlılığının çok ötesinde bir Türk nefreti beslediklerini söyleyemem. Türk milletine düşmanlık etmek, İngiltere'nin saplantısı da değil, gerçekçi devlet etme geleneklerinin yansıması olarak stratejik bir önceliğidir. Sırf kötülük etme zevki uğruna kötülük etmezler.

    Çıkarları öyle gerektirdiği için soğukkanlı biçimde milletimizin kökünü kazımayı öngörmüşlerdir. Günümüzün zayıf Türkiye'si için bile bu kötülüğü sürdürmekten vazgeçemezler!

    Zira İngiliz devleti bilir ki Türkler başlarını kaldırdıkları anda dünyanın en önemli coğrafyalarındaki pek çok küçük kavmi ve toplumu köleleştirmek kolay olmaz. Bu soğukkanlı milli siyaset, İngiliz devletini Türkler konusunda aşırı ciddi kılar. Hiçbir değer İngiliz devletinin bu soğukkanlı siyasetinin üstüne çıkamaz. Bu siyaset bilimi dahi her an çöpe attırır!

    Meselâ Babür Şah bir büyük Türk hakanı olduğu ve Türkçe yazdığı halde, İngiliz derin devletinin eli hemen bütün bilimsel kaynaklara uzanarak onu 'Moğol' diye yutturmaya çalışır. Bu büyük hakanın dünya tarihinde eşi bulunmayan eseri Babürnâme hakkında en kuşatıcı bilimsel çalışmalar İngiltere'de yapılmıştır.

    İngiliz uzmanlar çok iyi bilirler ki Babür Şah, annesi Moğol olmasına rağmen bu kavim hakkında iyi kanaatlere de sahip değildir. Fakat İngiliz derin devleti onun Moğol bilinmesi için kılı kırk yarar! Zira Babür Şah'ın hakiki milliyeti bilindiği takdirde, döneminin Osmanlı'dan sonraki en büyük ikinci devletini inşa ettiği Hindistan'daki Türk izleri ve kökleri de gündeme gelebilir, hatta bir tür 'uluslararası müktesebat' kalemi oluşturabilir...

    Yine meselâ Lozan'daki heyetimiz Musul için, 'Buradaki halkın çoğunluğu Türk' diye gerekçe göstererek bastırırken ünlü İngiliz ansiklopedisini kaynak alır. Ancak o sıralar 'Kürtler, Türklerle akraba Turanî bir kavimdir' diyen ansiklopedi maddesi daha sonra İngiliz derin devleti tarafından yok ettirilmiş, yani soğukkanlı siyaset bilimi çöpe atmıştır. Şüphesiz kraliçenin ziyareti vesilesiyle bu hatırlama ve hatırlatmaları yapmamın sebebi intikam duygusu değildir.

    Evet, hesabımı unutmam; devletimin bir gün bunları kapatacağına ilişkin inancımı da yitirmem! Fakat bizim kitabımızda ebedi 'öteki' yoktur, ebedi düşman ise hiç yoktur. Türk milleti için düşmanlık hep geçici bir durum olmuştur. İngiliz devleti için ise Türk düşmanlığı soğukkanlı bir milli siyaset umdesidir. Bunu bilmek kaydıyla dostluk gösterileri oynamaya itirazım yok.

-15/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan