Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Kemik-üstü yerine, kimlik-üstü ENOSİS

Kemik-üstü yerine, kimlik-üstü ENOSİS PDF Yazdır E-posta
    Kıbrıs'ta birleşme için güçlü bir umut doğmuş imiş... Bunun en önemli dayanağı da iki sol kökenli liderin arasındaki doku uyuşması imiş...

    Nitekim Talat, Hristofyas'a 'Yoldaş, ya Kıbrıs sorununu çözeceğiz veya bölünmeyi mühürleyeceğiz' deyince o da gözleri dolarak 'Bunun farkındayım. Ben de bunun için aday oldum' demiş... Ay ne güzel oldu, benim de gözlerim doldu. Cilveye bakın ki, bu anlatıyı muhafazakâr bir yorumcudan alıyorum. Demek ki dünya cennet olmuş da haberim yokmuş!

    Demek ki sol kökenden gelmişlik; din ve milliyet ayırımını, tarihi düşmanlıkları ve devletlerarası çıkar kavgalarını bitiriyor imiş de ben farkına varamıyor imişim... Demek ki Rum tarafı 'Ada birleşsin' derken asla 'ENOSİS' peşinde değilmiş de sadece ve sadece Türkler ile bir arada yaşamayı özlediği için anlaşmaya çalışıyor, hatta anlaşabilmek için yanıp tutuşuyor imiş. Zaten, KKTC'yi yok hükmüne indiren, ince ayrıntılarla Türkiye'nin ada ile bağlantısını -yıllara yayarak- büsbütün kesme düzeneği geliştiren ANNAN planını da Rumlar, sırf Türklere ve Türkiye'ye olan derin sevgilerinden dolayı reddetmişler... Lakin ne gam! Bu rüzgâra göre ANNAN planı yine gündemde... Hem de 'Masaüstünde değil dizüstünde' imiş...

    Ne espri değil mi? Onlar 'dizüstü' dememiş gerçi; 'laptop' demişler ama bu da dert mi? 'ANNAN planı tekrar elimizde' demek istiyorlar zahir! Kimi kutlasak acaba? Rum tarafını mı, Talat'ı mı, Ankara'yı mı, Atina'yı mı, Londra'yı mı, İsrail'i mi, Washington'u mu, Brüksel'i mi? Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, Rumların Türklere karşı beslediği derin sevdanın eşiğine tekrar geliverdik!

    Ne mutlu 'kıbrıslıtürküm' diyene! Türk kesimindeki sol kökenli aydınların marifeti ile kendilerini 'Kıbrıslıtürk' (aynen burada yazıldığı gibi) diye tanımlayarak Türkiye'den kopmayı öngörenler hayli mesafe aldılar; Rumların da aynı şekilde 'Kıbrıslılık vurgusu' ile hareket ederek Atina'dan ayrı yol tutturdukları veya artık tutturacakları kuruntusunu KKTC siyasetinin göbeğine oturttular!

    Böylece kuruntu üzerine kuruntu geliştirmek çok kolaylaştı. Bir mukayese yeter: Batı Trakya'da tek Türk istemeyen, kendi yasalarını ve AB ilkelerini hiçe sayarak oradaki Türk azınlığı kovarak veya dönüştürerek yok etmeye çalışan Rumluk, ne hikmetse Kıbrıs'ta 'Kıbrıslılık' mukaddesatı (!) sayesinde Türklerle bir arada yaşamak için can atıyor!

    Hem zaten Makarios da buna can atıyordu ama yöntemi çağdaş değildi. Sadece Makarios değil, Grivas ve bütün EOKA katilleri dahi aslında Türklerle bir arada yaşamak istiyorlardı ama hepsinin kemikleri üzerinde oturarak... Lakin şimdiki Rumluk, AKEL'in dünyada eşi-menendi kalmayan 'Yüksek komünist kardeşliği' sayesinde, Türklerin kemikleri üstünde oturarak bir arada yaşama tarzını aşmış bulunuyor! AKEL Rumluğu, kemikler üstünde değil de kimlikler üstünde oturarak hedefe yürümeye çalışıyor. Hâsılı 'Kıbrıslıtürk' kimliği ile Türkiye'den kopuşu KKTC'ye siyaset tarzı olarak benimseten zihniyet, AKEL'e çağdaş bir ENOSİS hediye etmeye hazır... Ankara'nın hangi hesap veya endişe ile bu gidişi seyrettiğini ise anlamış değilim.

-12/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan