|
Güney Kıbrıs bugünkü başkanlık seçimi için kıyasıya bir çekişmeye sahne olurken Alithia gazetesinde bir makale yayınlayan Rum Bakan Nikos Rolandis kirli bir ezberi bozuyordu:
Bazı istisnalar hariç, modern tarihinde liderliği doğru siyasi karar verme yeteneğine sahip bulunmayan klasik bir ülkeyiz. Son altmış yıldır en büyük 'başarımız' Kıbrıs'ı ikiye bölmekti... Bu noktada Rolandis'in çöpe attığı bu aşağılık ezberin yerli tetikçilerini oluşturan kökten batıcı aydınlarımızın fikir namusuna sıfat aramalıyız:
Hatırlanacaktır; Rum tarafı 'Çözüme en büyük engel Denktaş'tır' deyip durdukça bizim kökten batıcı kavuk sallardı: 'Tabii, Denktaş olmasa Kıbrıs meselesi hemen çözülür!' Şüphesiz bu kökten batıcılar 'satılmış' değiller. Belki belirsiz yerlerden maaş veya ikramiye alanları vardır ama yüzde 99'u batının inanmış havarileridirler. Denktaş'ı 'suçlu teke' yapma tasarısına tetikçilik edip Ankara'yı da etkilediler.
Elbette Denktaş kusursuz değildi. Barış Harekâtı'na kadar ittifakla bütün Türklerin kahraman bildiği bu önder zaman içinde yıpranmış, yetiştirdiği kadrolar Ankara'daki kirliliğin de etkisiyle büyük bir gayrimemnun kitlesi üretmişti.
Türkiye, KKTC'deki bir avuç vatandaşı -ambargolara rağmenrefah içinde yaşatabilecek fedakârlıklarda bulunduğu halde kimselere yaranamadı. Ayrıca bazı tatsız öyküler -sözgelimi TSK mensubu bir kısım personelle ilişkiler yüzünden hayal kırıklığı yaşayan KKTC'li bayanların abartılan ve çoğaltılan yakınmaları- 1974'teki kenetlenme havasını yıldan yıla soğuttu.
Rum bakan Rolandis -kökten batıcı aydınımızın Türkiye'de çoğunluğa bile benimsettiği- menhus bir ezberi ilk defa etkili biçimde bozacak gibi görünüyor:
1) 1948: Toplantı, 2) 1955-1956: Harding önerileri, 3) 1956: Ratcliffe anayasası, 4) 1958: Macmillan planı, 5) 1959- 1960: Zürih-Londra Anlaşmaları... 6) 1964: Achesson planı, 7) 1972: Klerides- Denktaş anlaşması, 8) 1975: İki toplumlu çözüm, 9) 1978: İngiltere-ABD-Kanada planı, 10) 1981: Waldheim Değerlendirmesi, 11) 1983: Perez de Cuellar göstergeleri, 12) 1985-86: Perez de Cuellar'ın birleştirilmiş belgeleri, 13) 1992: Gali fikirler dizisi, 14) 1997: Annan önerileri, 15) 2002- 2004: Annan planı...
Hepsini reddettik. Rolandis'in bu itirafı, 'Denktaş çözümün tek engelidir' önyargısına tetikçilik yapan kökten batıcı aydınımızın fikir namusu için sıfat olmaya kâfidir. Peki, Kıbrıs niye bu haldedir? Küresel seçkinler İsrail devletinin kurulmasına karar verince Kıbrıs'ın bugünü şekillenmeye başlamıştı. Siyonistlere göre 'arz-ı mevut' sınırları içinde bulunan ada, daima müdahaleye müsait kalmalıydı. Siyonist ilginin geçmişi derin...
1930'lu İsrail nüfusunu oluşturmak için Avrupa'dan Filistin'e götürülenlerin uğrak yeri Kıbrıs'tı. Nazi dalgası Yahudileri Avrupa'dan kovarken küresel Siyonist güçler, İsrail devleti için işe yarayacak nitelikli bireyleri seçip zulümden kurtararak Filistin'e yolluyordu. Bir ara Kıbrıs 50 bin Yahudi için konaklama yeri olmuştu... Hâsılı; Siyonist ilgi sürdükçe Kıbrıs'ta ne birlik olacak, ne de tarafların uzlaştığı ikili bir yapı... -18/02/2008 tarihli BUGÜN gazeteainden alınmıştır. |