Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Mutlak hakikatsizlik çağı

Mutlak hakikatsizlik çağı PDF Yazdır E-posta
  Psikolojik savaş ürünü verilerin hangisinin maksatlı yayın, hangisinin dürüstçe üretilmiş haber olduğunu tespit konusunda güvenilir hakemsizlik yüzünden yalnız ve çaresiz kaldık...

  Kendi adıma, hangi haberin güdümlü olduğuna dair zihni süzgeç geliştirdiğime inandığım halde bazen kafa karışıklığından kurtulamıyorum. Psikolojik savaş ürünü haberler konusunda ne kadar uzman olursanız olun, verilerle ilgili derin ve tutarlı bir hikâye geliştiremediğiniz takdirde kapılacağınız duygu bellidir: Mutlak hakikatsizlik hali...

  Kaldı ki güdümlü haberin arkasındaki niyetle ilgili kendinizce tutarlı hikâye sayesinde hakikate yaklaştığınız hükmü, sadece sizin kuruntunuz olarak da kalabilir...

  Maruz kaldığımız psikolojik savaş maalesef çok başarılı. O kadar ki bazen muhabir işini mükemmel yaptığı, yayın sorumlusu da değerlendirmede hataya düşmediği halde haberin sizi sürükleyeceği durak yine mutlak hakikatsizlik menzili olabilir. Buna çarpıcı bir örneği dünkü Zaman'da gördük:

  Habere göre, Amerika gümrüklerimizden kendilerine doğru yola çıkacak ürünleri limanlarımızda denetlemek istiyor...

  İstihbarat birimlerimiz ise kesin karşı görüş bildirerek Amerika'nın limanlarımızda casusluk faaliyetlerinde bulunabileceğine dikkat çekiyor...

  Haber, ABD'nin bu projeyi İzmir limanından başlatmak istediğini bildiriyor, ayrıca Türk tarafındaki farklı görüşleri de yansıtıyor: Anlaşmanın Türkiye'nin istediği ölçüde ve istediği kadar uygulanacağını savunan Gümrük Muhafaza Başmüdürü Bütün ise, projenin aralarında Kanada, Hollanda, Almanya, Fransa, İtalya ve Japonya'nın da bulunduğu 34 ayrı ülkedeki 51 limanda uygulandığını savunuyor.

  Birçok bürokratın 'Biz sömürge miyiz' diyerek projeye karşı çıktığını belirten Bütün, kendisinin ise makul bulduğunu ifade ediyor. Bütün'e göre gümrükle ilgili bir casusluk faaliyeti olmayacak. Amerikalılar sadece kendi ülkelerine gidecek kargolarla ilgili bilgi sahibi olacak. Mutlaka bir Türk refakatçiyle limana girecekler. Türkiye buna dair gerekli güvenlik tedbirlerini alamayacak kadar aciz bir ülke değil...

  Son cümleye hemen takılabilir ve 'Gerçekten aciz değil mi acaba' diye sorabilirsiniz...

  Oysa haber sorunsuz... Haberi yayınlayan organın psikolojik savaşa alet olmuşluk belirtisi de yok...

  Böyle iken haber size ikircik yaşatabilir! ABD'nin casusluk faaliyetlerini ülkelerin hangi gizli dehlizlerine kadar sokabildiğini bilenlerdenseniz burada da yoğurdu üfleyerek yemeye çalışırsınız. Fakat örnek verilen diğer ülkelerin durumuna bakarak 'çok da önemli değil' diyebilirsiniz. Kısacası, Amerika'nın bu isteğini masum görmek için de akılcı pek çok gerekçe sayabiliriz, art niyetli bulmak için de haklı sebepler sıralayabiliriz...

  Böylesine kolay bir meselede dahi; vatanseverlik ve dürüstlük açısından eşdeğerde olduğumuz bir arkadaşımızla zıtlaşabilirsek, çok daha girift psikolojik savaş hamlelerine maruz kalınca neyleriz? Şu an yaptığımızı yaparız: Kimimiz Amerikancı, kimimiz İngilizci, kimimiz Almancı, kimimiz İsrailci psikolojik savaş ürünlerinden etkilenerek birbirimizi yeriz... Mutlak hakikatsizlik çağında biricik ilaç dürüst şüpheciliktir.

-15/06/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alımıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan