Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Ras-Putin'liğe ne hacet?

Ras-Putin'liğe ne hacet? PDF Yazdır E-posta
    Rusya'da Putin güya attan inip eşeğe biniyor, Medvedev de atın üstüne çıkıyor. Gerçekte ise çağdaş Çar, sadece Devlet Başkanlığı unvanı ile sarayındaki masasını Medvedev'e devrediyor, o kadar! Demokratik bir hokus-pokus!

    Devir teslimin göstermelik yanını gündem dışına itebilmek için de çarlara özgü bir şaşaa! Halef-selef ikili çekişmeye düşmedikçe Rusya'nın 'çağdaş çarlık tarzı' ile güçlenme dönemi -hele de petrol böyle uçuk giderse- kesintiye uğramaz.

    Ne var ki, bu bahse değinmemin sebebi, Rusya değil. Moskova'daki iktidar oyununda da gördüğümüz daha evrensel bir sorunu bu vesile ile sorgulamak istiyorum. Kestirmeden söylemek gerekirse bu sorun, genellikle 'entelektüel geri kalmışlık' şartlarında 'yapmacık demokratik kural' geliştirmeye çalışan mantıkta yatıyor. 'Genellikle' diyorum, zira bu durumun 'gelişmiş' istisnaları da var. Ancak önce 'entelektüel geri kalmışlık' tamlaması ile neyi kastettiğimi belirtmeliyim:

    Kendisini aptal yerine koymaya yatkın iktidarların bu yönde uygulamalarını içine sindirebilen ve sorun edinmeyen toplum, en büyük fukaralık olan 'aydınların haysiyet ittifakı'ndan yoksun demektir! Aptal yerine konma durumlarına karşı topluma direnç kazandırıp ve bu tür demokratik hokus-pokus oyuncularını caydıracak olan, haysiyetli ve cesur aydın kitlesidir. Toplumunuz haysiyet titizliğinde ittifak edebilen bir aydın zümresine sahip değilse, 'entelektüel geri kalmışlık' birincil özelliğinizdir. Yığın kendiliğinden haysiyet titizi olamaz. Meselâ sevilen liderin, iktidarını sürdürmek için kuralları yeniden yontması, hemen her toplumda sevenleri tarafından anlayışla karşılanır.

    Ayrıca evrensel düşünemeyen aydıncağızlar da onlara 'Kalmak için kurallarla biraz oynansa ne gam, memleketin ve herkesin menfaati bunda...' diyerek veya demeye getirerek etkin destek verirler. Dikkatinizi çekmiştir; 'yapmacık demokratik kural' örneklerinin tepesinde, seçimle gelen liderlerin ömür boyu orda kalmalarını önlemeye yönelik yaptırımları görüyorum: 'Başkan üst üste -dörder yıldanancak iki kere seçilebilir!' Laf! Olmuyor işte... İttire kaktıra daha demokrat olunmuyor. Taban desteği sürdükçe bu kurallardan -Ak Parti'de olduğu gibiya tamamen vazgeçiliyor veya -Putin Rusya'sında olduğu gibi- arkasından dolanılıyor. Gelişmiş (!?) istisna da ABD'de deneniyor:

    Bayan Clinton seçilirse, eski başkan da Beyaz Saray'a yerleşecek, Putin'in yarısı kadar bir fedakârlıkla fiili başkanlığı üstlenecek. (Yarısı kadar; zira Putin hem masasını, hem kâğıt üzerindeki unvanını bırakacak, Bay Clinton ise masayı değil sadece unvanı terk edecek.) Zorlamalı kurallarla daha demokrat görünme çabası, demokrasiden iğrendirmenin ötesinde bir katkı yapmaz! Kaldı ki, parti içi demokrasinin yerleştiği ortamlarda işini iyi yapabilen ve rakiplerince yenilmeyen lider niye erken emekli olsun? Marifet; Blair gibi, kaybetmediği halde 'haddinden fazla uzun etmemek için' zarafetle ayrılma durumunda kalma veya bırakılma kültürünü kazanmak. Bu kültür de zaman istiyor; en önemlisi görüş farklılıklarının aydın haysiyetini kurutamayacağı bir entelektüel iklim istiyor.

-08/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan