Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Sınırın ötesinde

Sınırın ötesinde PDF Yazdır E-posta
    ABD'nin Türkiye'yi hemen çekilmeye çağırması, en çok, 'bağımlılık benim karakterimdir' diyen medyamızın 'iliştirilmiş' unsurlarınca önemseniyor.

    'Dağlarca intikamı' gibi, PKK düzeyinden sözde 'karşıt manşet' atabilecek kadar ilkel hamasete gömülmelerine bakmayınız! İliştirilmişlerin büyük bir kısmı zekâ ve şahsiyet fukaralığı yüzünden bağımlılıklarını gizlemeyi beceremez. Birçoğu da 'bağımsızlık benim karakterimdir' diyen Atatürk'ün yürüyen ve yürümeyen heykellerini yağlayıp yalayarak derin mecburiyet, mensubiyet ve ücret merkezini gizlediğini sanır. Peki, ABD'nin derdi ne?

    1) Türkiye tahmin edilmedik bir iş mi yapıyor? Ankara iki günde gidip döneceğine dair söz mü vermiş de tutmuyor? ABD bazı yerlere 'Dostlar itirazda zannetsin' oyunu mu oynuyor? PKK'yı -belki Barzani'yi de- satmışlığını, bazı Kürt unsurlardan gizleyebilmek için mi bastırıyor? 'Hazır TSK karda dağa çıkmışken sıkıştıralım ki bize Afganistan batağı için birkaç bin Mehmetçik feda etmeyi kabullensin' diye manevra mı yürütüyor? Yoksa bu doğa şartlarında böyle bir harekâtı yürütebileceğine ihtimal tanımadığı Türk ordusuna istihbarat desteği verişinden pişmanlık mı duyuyor?

    O destek de her ne zıkkımın kökü ise... Daha pek çok ihtimal sıralayıp sorgulamaya çalışabiliriz. İşin hakikatini kim vakıf bilemem. Herhangi bir merci veya makam adına 'olan biteni halk diline çevirme memurluğu' yapmadığım için ayrıntı da bilemem. Gerçi pek çok kimse olayların arkasındaki derin iradeler hakkında bin türlü yorum yaparken şahsen bazılarına katılıyor, soruldukça da kendimce bazı tahlillere girişiyorum. Fakat bunlar sadece özgür düşüncemle vardığım veya önemsediğim bazı yorumcularınkilerden kısmen benimseyerek, kısmen bakışımın farkını yansıtarak dile getirdiğim kanaatlerdir.

    Elbette bu vadide herkes tamamen özgür değildir! Bazıları 'derin' verilerle beslenir ve kesin hükümler verebilirler. Şahsen bu konularda zandan ileri iddiam olamaz. Kesin hüküm verebilenler de beni bağlamaz. Ancak ABD istedi diye herhalde hemen ve tamamen çekilecek değiliz. Bizi ABD'nin hesap ve endişelerinden çok, bölgedeki insanlar ilgilendirmelidir.

    Onların gönlünü yıkmadıkça da mesele yoktur. Şüphesiz halen ABD'nin kolayca karıştırabileceği bir ülkeyiz. Fakat sürekli karıştırılabilir bir ülke olmaktan çıkmanın başlangıcı da, bu tehdide direnmektir. O itibarla bugün 'bağımsızlık' yorumcu için namustur, Türkiye Cumhuriyeti için ülkü... Mesele, bu namus ve bu ülkünün bilinciyle hareket etmekte... Milli Şef'ten beri sağı ve solu, askeri ve sivili ile her güç, ABD'nin gizli-açık istekleri karşısında çaresizdir.

    Ancak sivilin ve askerin birlik olduğu demlerde ABD'ye 'Buralarda her istediğini yapamazsın' diyebiliyoruz ki, bu da Atatürk sonrasını iyi bilenlerce küçümsenemez, bir tek siyasi eğilim veya partiye de mal edilemez. Bunda halkımızın Amerikan karşıtlığı, Rusya'nın bir ölçüde toparlanmışlığı, İngiliz-ABD çekişmesi gibi bin türlü etkenin payı vardır. Cihanı yönetmiş bir millet için asıl sınır ötesi, ABD'nin ilerisidir. Oraya girmek için de bilgi üretmede ABD'yi geçmekten başka yol yok...

-01/03/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan