Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Yalancı hukukla bize sövenlere

Yalancı hukukla bize sövenlere PDF Yazdır E-posta
    Yaşadığımız siyasi belirsizlik süreci hakkında sağlıklı bir tespit ve tahlile varmadıkça doğru bir yön tutturamayız. Sürecin başından beri bu bahsi sorguladım; küresel ve bölgesel oyuncuların Türkiye üstüne çekişmelerinden bize yansıyan kırıntıları sakız olarak çiğnediğimizi anlatmaya çalıştım.

    Değişen bir şey yok. Propaganda zanaatkârları, çok fazla tekrarlanan bir yanlışı doğru kabul ettirmenin zor olmadığını iyi bilir ve yığınları böyle yönlendirirler. Bu şartlarda, özgür düşünceye adanmış insanların 'Daha önce söylemiştim' diyerek vicdanlara havale ettiği görüşlerini tekrarlamaktan sakınma hakları yok! Biçilmiş rol gereği değil, salt kişilik onuruyla özgür düşünce adamı olarak kalmaya azmedenler de tekrarcılığı göze almalı, karşı tarafın yanlışı yaymak için sergilediği pişkinliğe ısrarla direnmelidir.

    Onlar aydın maskesi altında küresel ve bölgesel oyuncuların tetikçiliğini yaparak sayısız tekrarı göze alırken biz de usanmadan 'Yalan söylüyorsunuz' diyeceğiz! Sürecin bir numaralı palavrası olan 'Bu sadece hukuki bir konudur' sakızını çiğneyenlere ısrarla 'yalancı' diyeceğiz! Halk iradesine karşı manevra yürütenler ol-orta parmaklarını sokup gözlerimizi çıkarırken seyredecek halimiz yok! Derdim asla bir partinin kapanması değil, hukuk örfünün imha edilmesidir!

    Bütün siyasi mesaisini 'Hukuk Devleti' ülküsüne adamış biri olarak, deve kadar bir işlemde tüy kadar hukuk emaresi görsem onu 'yargının tecellisi' saymaya çalışırım. Fakat ben böyleyim diye kalkıp 'Madem o kadar avanaksın, ben de sana zulmü adalet diye dayatacağım' dersen başlarım senin hukukundan ve yargından! 'Efendim, bu mevzuat böyle olduğu sürece kapatma davası açmamak, görevini yerine getirmemektir.' Bu sözde hukukçu iddiası da fikir namusuna hakarettir! Aynı şekilde 'Başlamış ve işleyen bir hukuki süreci etkileyecek yasama yapılamaz' iddiası da katıksız bir hukuk kepazeliğidir. Bu iddiayı benimsemek bizi, her türlü aşınmış veya yanlış yasayı, sonuna kadar savunmak gibi bir mantığa mahkûm eder!

    Kaldı ki bu iddianın sahipleri geçmişte bizzat kendi partilerinin iktidarında yürüyen kapatma davasını etkisiz hale getirecek düzenlemeleri yapabilmişlerdir. Yine bu ülkede Öcalan'ın idamı süreç işlerken yapılan düzenlemelerle önlenmiştir. Bu sürecin ahlâki çürüklüğüne anıtlık bir örnek sunmakla yetineyim: Sayın Baykal geçmişte bizatihi CHP tarafından yapılan bir düzenlemeye bugün neredeyse övünerek karşı çıkıyor. Doğrusu bunu kelimesi kelimesine 'Dün dündür, bugün bugündür' dercesine değişen şartlara bağlasa vallahi anlayışla karşılarım.

    Fakat CHP'nin iktidar ortağı olan partiyi kapanmaktan kurtarmasıyla birebir aynı olan bir girişime 'hukuk cinayeti' demeye kalkışmayı, insan haysiyeti ve fikir namusuyla bağdaştırmam mümkün değildir. 'Halk iradesi her şey değildir' demeye tabii ki hiçbir itirazım yok! Hatta bunu herhangi bir maksatla kendi oyunlarına gerekçe edinmeye çalışanları da anlayışla karşılayabilirim! Fakat bana 'Bütün bu olanlar hukukun gereğidir' demeyi sövgü bilirim ve misliyle iade etmezsem kendime saygımı yitiririm!

-01/05/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan