Hukuk devleti ülkümüzü imha eden 'yargı devleti' hevesi yetmiyor, bir de 'fal devleti' dayatması çıkıyor!
Dün de bir başka yüksek yargı görevlisi 'Başörtüsü üniversitelerde serbest bırakılırsa arkası gelecek ve toplum barışı bozulacak' diye kehanette bulunuyor, 'hukuk devleti'nin rakibi olarak 'yargı devleti' yerine bir tür 'fal devleti' öneriyor.
Aslında bu sayın görevli 'Başörtüsü üniversitelerde serbest kalırsa başka alanlara da sıçrar' derken bir bakıma yüksek öğrenim kurumlarında böyle bir yasağının makul bulunmadığını zımnen itiraf etmiş de sayılır ya! Nitekim Amerika ve Avrupa'da herhangi bir üniversitede başörtüsü yasağı yok.
Oysa 'yargı devleti' veya 'fal devleti' heveslileri, meselâ Öcalan konusunda kınadıkları AİHM'in başörtüsü ile ilgili tavrını kutsayarak sanki Avrupa üniversitelerinde de başörtü yasağı varmış gibi bir yalan rüzgârı estirirler. Bize de, 'bakın gördünüz mü' diye eksik ve yanlış bilgiyle, hatta apaçık yalan iddialarla 'yukarı (!) mahalle' baskısı uygulamaya kalkışırlar:
'Çok güvendiğiniz AİHM bile sizi reddetti...' Bir kere; güvenmek şöyle dursun, elhamdülillah AİHM'i meşru bile bulmadım. Devlet, iç hukukun üstünde bir hukuk daha tanıdığı için vatandaş olarak ister istemez şahsımı da bağlamakla beraber bu mahkemeyi asla gerçek bir adalet mercii saymadım; siyasi, stratejik, derinlemesine ideolojik ve bazı durumlarda Haçlı bir mekanizma bildim.
Ancak bu böyledir diye AİHM'i, 'yukarı (!) mahalle' baskısının keskin silahı olarak kullanmak isteyenleri görmezden gelemem! Onlar ki sözde ulusalcı tavırları bakımından hiç hoşlanmadıkları halde, başörtüsü söz konusu olduğunda, işlerine geldiği için silah diye bu Haçlı icadı AİHM aletine sarılıverir! Oysa AİHM bize sadece 'Başörtüsü yasağı Türkiye'nin çıkardığı yasalarına uyundur' demiştir.
1) Bu, 'Başörtüsü yasağı evrensel kuraldır' demek değildir.
2) Bu, 'Başörtüsünü yasaklayan mevzuat Meclis'in yeni düzenlemesine açık olamaz; yasalar değiştirilemez' demek değildir.
3) Bu, 'Anayasa Mahkemesi, Türkiye'de Meclis'in üstündedir' demek değildir.
4) Bu, 'Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa'daki bir veya birden çok madde için yaptığı içtihatlar birer doğa ve evren yasası olur' demek değildir.
5) Bu, 'Türkiye yargı devleti olmakla isabet etmiştir' demek değildir.
6) Bu, 'Türkiye fal devlet de olabilir' demek değildir.
7) Bu, 'Başörtüsü yasağını kaldıracak herhangi bir yeni yasal düzenleme yapmak asla Meclis'lerin hakkı olamaz' demek değildir. Aşağılık 'Yukarı (!) mahalle' baskısı ile ülkeyi gerenler sanki AİHM bize 'Yedi Emir' diye 'Tanrı buyrukları' listesi vermiş gibi davranıyorlar. Lakin geçmiş ola!
Bu 'yukarı (!) mahalle mütegallibesi'nin Atatürk'ü istismar edişine, gaflet ve dalaletleri ile kayıtsız kalan millet uyanmıştır. Mustafa Kemal'in yücelttiği Meclis'i ve milleti 'aşağı mahalle', savaş vurguncularından, devlet imkânlarıyla zenginleştirilmişlerden, tersine devşirilmişlerden ve bazı atanmışlardan oluşan 'yukarı (!) mahalle' ahalisinin altın çağı geçmiş, teneke devirleri başlamıştır. -20/01/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.- |