|
Bugün herkes Türkiye- Almanya maçını konuşurken yine sonuçtan bağımsız gündemle ilintili bir tartışmaya değinmek istiyorum.
Zaman'ın internet sitesinde okuduğum yorumun yazarı Bejan Matur'a bu tartışma fırsatını verdiği için peşin olarak teşekkür ederim. Kürt kökenli yorumcu, aynı kökenden gurbetçilerin 2002'deki Brezilya maçında rakibimizi tuttuğunu, kendisinin de benzer hatıraları olduğunu aktarıyor... Türkiye'nin rakibini tutmak niyetiyle seyre oturduğunu ama Fransız, İtalyan, İngiliz futbolcular bize gol atıp sevinince yüreğine hüzün çöktüğünü, ay-yıldızlı takım atınca da tuhaf bir rahatlama hissettiğini anlatıyor... Futbolun karşı milliyetçilik ürettiğini de vurgulamayı ihmal etmiyor. Önce burası can yakıcı: Bugün Aurelio'nun ve Colin'in oynadığı bir Türk Milli Takım'ının başarısını etnik dürtüyle sorgulayıp 'karşı milliyetçilik' gerekçesi edinmek ne iş? Yazının son bölümü ilginç: Sadece Türk demokrasisi değil, Türk milli takımı da ihtiyaç duyduğu, sahip olmak için canını dişine taktığı başarıyı yakaladığında memleketin batısında yaşayanlar 'Acaba biz Kürtlerimize ne yaptık?' diye soracaklar. 'Ne yaptık ki milli maçlarda dahi takımlarını desteklemiyorlar?' Evet, bu cümleler ilginç ama haklı mı? Ancak genç bir kalem böylesine keskin genelleme yapabilir! Oysa Milli Takımı desteklemeyen Kürt yok, PKK'cı var sadece! Yoksa, Kürt vatandaşlarımızın yoğun olduğu vilayetlerde binlerce insan, TC tarafından ceplerine harçlık konduğu için mi coşkuya kapılıyorlar? Tamam, 'Biz Kürtlerimize ne yaptık?' sorusunu soralım. Kendi adıma, atasözlerimiz arasındaki Kürtleri aşağılayan kalıplar için özür dilerim ve bütün kaynaklardan yok edilmelerini isterim. Buna karşılık, Türkleri aşağılamak için dışkı anlamındaki sözcükle kelime oyunu yapıp benzeri hakaretlerde bulunan Kürtlerin, daha doğrusu PKK'cıların özür dilemesini de beklemekten müstağniyimdir, elhamdülillah! Peki, bu sözlü çirkinlikler ve terörle mücadeledeki bazı unsurların sayılı iğrençlikleri dışında Kürtlere gerçekten ne yapıldı? Sözgelimi Artvin'deki Laz, Gürcü, Lezgi veya Çepni'nin devletten alamadıklarını Kürtlere verememek, hatta onların alabildiklerinden fazlasını Kürtlere vermeye çalışmak nasıl bir kötülük? Yine sözgelimi, Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgesindeki Türkmen aşiret mensupları ile Kürt aşiret mensupları arasında devlet nimetlerinden yararlanmak bakımından hangi ayrıcalık var? Sanki Türkiye'nin doğusunda sadece Kürt kökenli vatandaşlarımız yaşıyor. Sanki herhangi bir göreve gelebilmek için Kürt kökenli olanlara gizli veya açık bir sınırlama uygulanmış... Devlet şu veya bu yönde sayısız yanlış yapmıştır. Bazı resmi söylemlerde milliyetçi, hatta ırkçı yaklaşımlar bile vardır. Fakat devlet etnik ayırım yapmamış, en azından yapamamıştır. Devleti acımasızca ama fikir namusuyla eleştirmeye itirazım yok! Lâkin eleştiren kişi 'Kürtler Türkiye'yi kuran iki ulustan biridir, Türkçe'nin yanında ikinci resmi dil de Kürtçe'dir' talebiyle yaşıyorsa, hangi şemsiye altında bulunursa bulunsun, PKK'yı kullanan iradelerden birinin güdümündeki eleman gibi algılanacaktır. -25/06/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır.- |