Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Almanyanın Yabancı Sermaye Derdi ve Dersi

Almanyanın Yabancı Sermaye Derdi ve Dersi PDF Yazdır E-posta
    Tam da PETKİM ‘özelleştirme’ adı altında yeniden halkın mülkiyetinden çıkartılma sürecine sokulurken Financial Times’ta Almanya’yla ilgili minnacık bir haber, liberalizm havarilerimize ve dolayısıyla hepimize ‘nanik’ yaptı:
    Almanya, ülkeye girecek yabancı sermaye konusunda ince eleyip sık dokumanın yöntemi üzerinde düşünmeye başladı...

    Liberalizmi mucitlerinin anladığından bin kat daha başıboş bir ‘serbest piyasa’, hatta katıksız bir ‘serseri piyasa’ olarak algılayan işbilir (!?) ve işbirlikçi (!?) ekran iktisatçıları, neyimiz varsa yabancılara satmamız gerektiğini salık verirken Almanya ‘hele bir durun’ demenin yolunu arıyor.
    
    Liberalizmi demokratik gelişmişliğin doruğundaki ülkelerin iktisadi düzeni olarak göklere çıkartan ekran iktisatçılarının en temel yalanı bu noktada sırıtıyor! Türkiye henüz hukuk devleti olamadığı için davamızın peşini süremiyoruz ama KİT’leri özelleştirmek kökten demokrasi karşıtı bir eylemdir. Zira KİT’ler halkın malıdır. Bunların oluşması için her Türk vatandaşı bilmeden ve istemeden de olsa büyük fedakârlıklara katlanmış, böylece ülkenin en değerli iktisadi kuruluşlarında anasının sütü kadar helâl ortaklık payları edinmiştir. Onun için de halkoyuna başvurularak hangileri özelleştirme adı altında yabancılaştırılmak isteniyorsa ayrıntılı bilgilendirme yapılmak suretiyle onay istenmelidir.

    Bu yapılmadığı için KİT’ler ortaklarına sorulmadan maaşlı yöneticileri tarafından kaçırılıp satılmış olmaktadırlar. Böyle bir satış meşru kabul edilemez. Yapılan ve yapılacak bütün ‘özelleştirme-yabancılaştırma-ortaklarından izinsiz elden çıkarma’ uygulamaları, kısacası bütün KİT satışları gayrı ahlaki ve gayrı hukukidir, demokrasiye aykırıdırlar.

    ‘Efendim partiler bunları seçim beyannamelerine koydular, iktidara gelince de yaptılar. Halk özelleştirmelerin yapılacağını bile bile bu partilere oy verdi!’

    Yalan!

    Hiçbir mülk satışı bu kadar gevşek ve tartışmalı bir vekâlet ile meşruiyet kazanmaz. Kim ne derse desin, ‘özelleştirme-yabancılaştırma’ uygulamaları, bütün ayrıntıları halka sunularak onay alınmadıkça ahlâka ve hukuka aykırıdırlar.

    Demokratik gelişmişlik ve hukuk açısından durum budur.

    Şimdi bir de Almanya’nın duyarlılık penceresinden bakalım.

    Financial Times’ın kısa haberindeki birkaç ayrıntı önemli:

    ‘Alman hükümeti yabancı yatırımcıların, özellikle de ulus devletlerin sahip oldukları nakit rezervleri uluslararası piyasalarda değerlendirmek için kurdukları fonların; Almanya'da şirket satın alma girişimlerini incelemek üzere bir kurum oluşturmayı hedefliyor...’

    Yani?

    Almanya, ülke varlıklarını talip yabancı sermayenin arkasında ‘ulus devlet’ iradesini aramakta, ticari görünümlü girişimin ardındaki niyetin siyasi ve stratejik hedeflerinden kaygı duymaktadır.

    ‘Alman Maliye ve Hazine Bakanlıkları ile Başbakanlık, bu satın alma işlemlerinin ulusal güvenlik riski yaratmasından endişeli. Özellikle kaygı duydukları konu ise, Alman bankalarının satın alınmasının yaratabileceği tehdit... Çin, Rusya ve petrol zengini bazı ülkelerin mali gücü endişe yaratıyor. Berlin'in Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Yabancı Yatırımlar Komitesi benzeri bir kurumu Almanya için oluşturabileceği belirtiliyor. Bu kurum, ABD Başkanı’na bir yabancının doğrudan yatırımını engelleme tavsiyesinde bulunabiliyor.’

    Başka söze ne hacet?!

    Almanya gibi, hâlâ ciddi ölçüde ABD işgali altında bulunan bir ülkedeki ‘devlet etme’ duyarlılığı liberalizm, bizdeki ‘serseri piyasa’ ve ‘yolgeçen hanı’ uygulamaları da liberalizm öyle mi?

-www.gazeteport.com adresinden alınmıştır.- 

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan