Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Furkandan DTP ile Barış Yöntemi

Furkandan DTP ile Barış Yöntemi PDF Yazdır E-posta
    Bugün en çok merak edilen ve tartışılan konulardan biri, bağımsız adaylarını seçtirerek Meclis’e giren DTP tarafından izlenecek çizgi... Ve tabii başta MHP’liler olmak üzere öteki vekillerin nasıl davranacakları...

    DTP keskin tepki ve istek dile getirenleri çatısı altına almış, karmaşık bir biçim ve ölçekte PKK’ya yaslanmış bulunsa bile, DEP ile kıyaslanamayacak kadar uzlaşılabilir görünüyor. Öyle olmasa bile, DTP tarafından Meclis’te yaratılacak veya hayal edilecek hiçbir kötülük, yüzde 10 engeliyle onları dışlayan sistemin delinmesinden daha ağır olamaz! Zira bu bir sistemin, aciz bırakılması ve sırtüstü yere yatırılması demektir. Sen devlet olarak ‘Kürtçü’ parti istemiyor ve onlara güya Meclis’in yolunu tıkıyorsun... Onlar da bağımsız çalımı ile Meclis’e girerek senin azametini yere seriyor.

    Ciddi bir devlet birilerinin ‘Ülkeyi bölmek istiyorum’ demesini büyük dert edinemez! Zira ciddi devlet önce kendinden emindir; ‘Hadi gücün yeterse bölmeye kalkış da göreyim’ demeden demiş gibi yapar! Ciddi devletin asıl rahatsız olacağı şey, öngördüğü tedbirinin gülünç duruma düşmesidir. Kısacası, DTP başlı başına safi kötülük olsa bile, onu dışlamaya çalışıp da beceremeyen kafaların devlet yaşattığı küçük düşmüşlük kadar zarar veremez! Devletsen istediğini yaptıracaksın, istemediğini de yaptırmayacaksın! ‘Ben bölücüleri Meclis’te görmek istemiyorum’ deyip tedbir geliştirdikten sonra maskara olmayacaksın!

    Peki, DTP sahiden bölücü mü?

    Bir kurumu ve mensuplarını, yargı kararı olmadan suç sayılan bir sıfatla ithama hiç kimsenin hakkı yoktur, bir! Türkiye, ‘bölücü’ lafını kullanmaktan utanmalıdır, bu da iki!

    Niye utanmalıdır?

    Ben birilerinin ülkemi böleceklerini söylersem, aynı zamanda da ülkemin ‘bölünebilir’ olduğunu kabul etmiş bulunurum! Bu, ayrılıkçının melanetinden çok daha tehlikeli bir özgüven yıkıcılığıdır!

    Bölücü yoktur benim için! Niye? Ülkem bölünemez de ondan!

    Bölmek isteyen ham ve kem hayal sahibi olabilir mi? Eh, her zaman bir takım ahmaklar bazı çarpık hülyalara kapılabilirler.

    Onun için kimseye ‘bölücü’ demem! Eskiden demişsem devletimi yöneten küt kafalıların etkisiyle, ince düşünmeden demişimdir ki tövbeler olsun! Artık PKK’ya bile ‘bölücü’ demem! Çünkü bölücü olmak kötü ama yine de büyük iştir. Kimin haddine Türkiye’yi bölmek? PKK’nın mı? Eğer Türkiye, PKK veya DTP tarafından -herhangi bir dış gücün desteği ile dahi olsa bölünebilir ise- yıkılsın zaten!

    Peki, iyi güzel de DTP Meclis’te birlik türküleri mi söyleyecek? Umarım ki DEP kadar aykırı hareket etmezler amma velev ki aynı tarzı sürdürseler dahi, mutlaka akıllı, sabırlı ve hazımlı davranılmalıdır. Şu veya bu kışkırtıcı yüzünden uyandırılmak istenecek fitneyi olabileceğinden daha sönük tutma basireti Meclis’e hâkim olmalı. DTP bir kötü söyledi diye kimse ‘Ben daha ağırıyla cevap vereyim’ şehvetine kapılmamalı.

    Köpek leşinin kokusundan burunlarını tutan ve başını çeviren arkadaşlarına ‘Ne güzel dişleri vardı’ diyen Peygamber’in ahlâkıyla herkes DTP üyelerinde bir iyilik aramaya çalışırsa, onlar bunu karşılıksız bırakmaz. Doğrusu DEP’ten bugüne ‘katıksız Kürt ırkçılığı’ az da ola gevşemiştir. Akın Birdal gibi Kürt kökenli olmayan birinin DTP çizgisinden bağımsız seçilmesi dahi buna işarettir. Her ne kadar Birdal, PKK militanlarını ve terör mahkûmlarını sahiplenmede ‘katıksız Kürt ırkçısı’ gibi davranmış bir şahsiyet ise de!..

    Hakla batılı ayıran yüce kitabımız Furkan (Fussilet; 34) buyurur ki:

    ‘İyilikle kötülük müsavi olamaz. Onlara karşı müdafaanı en iyi yöntemle yap. O takdirde göreceksin ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse en candan dost olmuş.’

-www.gazeteport.com adresinden alınmıştır.

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan