Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Gülün Kalın Çalımı

Gülün Kalın Çalımı PDF Yazdır E-posta
    Dünkü basın toplantısında karnından konuşarak Cumhurbaşkanlığı’na aday olduğunu söylediğim Sayın Gül, esasen bize ve Meclis’e değil, partisinin genel başkanına açıklama yapmıştır.

    Bu, bir bakıma Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Sayın Arınç’ın Sayın Erdoğan’a attığı sinsi çalımın biraz daha az acı verenidir. Ne yapmıştı Arınç?

    Uzlaşmaya uygun aday olarak Vecdi Gönül’ü öne sürmeye hazırlanan Erdoğan’a bir gece ansızın çalım atarak ‘Gül ve Erdoğan aday değilse benim adaylık hakkım bakidir’ deyivermişti. Bu, karından konuşmak suretiyle ‘Gönül’ü aday yaparsan parti grubunu bölerim’ demekti. Arınç daha sonra bunu yalanladı ama kimseye inandıramadı. Özellikle de Erdoğan inanmadı ve Arınç’a ‘Benim için kimsenin uykusu kaçmasın’ dedirtecek kadar kesin bir mesafe koydu. Tehdidini ağzından değil de karnından konuşarak yapmış olmak Arınç’ın yalanlamasını geçerli kılmaya yetmedi. Şimdi de Gül toplumun önünde karnından konuşarak Erdoğan’a ‘Beni aday yapmazsan iyi olmaz’ demiştir. Dünkü basın toplantısının anmamı budur. Sanki başka önemli tespitlerini basınla paylaşmak amacıyla bu basın toplantısını ihtiyaç duymuş gibi bir giriş yapan Gül ‘Cumhurbaşkanlığı makamını içeride ve dışarıda layıkıyla temsil edebilecek’ türünden sözde diplomatik ifadeyle kendisini tarif etmeye kalkıştı.

    Neden özel görüşmede Genel Başkanı’na niyetini iletmedi de böyle karnından ilan etti?

    ‘Efendim etmiştir, nereden biliyoruz etmediğini...’

    İnanmıyorum. Etmişse bile Erdoğan’a da böyle imalı-göndermeli yollardan ifade etmiş, muhatabına bu eğilimini tartışma fırsatı vermemiştir. Gül özel görüşmede Erdoğan’a açıkça deseydi ki:

    ‘Bu şartlar altında Cumhurbaşkanı olabileceğimi düşünüyorum ve bunu istiyorum. Bana ve partimize yapılan haksızlığın cevabını vermiş olacağız. Millet de bunu istediğini gösterdi...’

    Erdoğan ne derdi?

    ‘Evet size haksızlık yapıldı. Siz bu makam için en liyakatli arkadaşlarımızın başındasınız. Millet sizi oraya çıkarmayı tekrar denemek için bize yeterli bir güç de sunmuştur. Fakat bana kalırsa işi, bir tür hesaplaşmaya dökmemek bakımından sizin de uygun göreceğiniz başka bir arkadaşımız üzerinde uzlaşma arasak bu yeni dönem için daha rahat bir çalışma ortamı oluşturabilir, milletimize daha güzel hizmetler yapabiliriz...’

    Kanaatimce Erdoğan’ın bu düşünce ve tercihinin önünü kesmek için Gül bir emrivaki yaparak basının önüne çıkmıştır. Orada karnından konuşarak adaylığını ilan etmiş ve genel başkanına siyasi kement atıp bağlamak istemiştir.

    Bu hayali senaryomun dayanağı nedir?

    Gül’ün basın toplantısından önce Erdoğan’ın söylediği sözlerdir: ‘Gül'ün iradesine saygım var. Bu iradeyi görmek istiyorum; çünkü bir mağduriyet söz konusu. Ve meydanların dili ortadadır.
Özellikle ‘meydanların dili ortadadır’ sözü kilit cümle.

    Bu cümle Adalet ve Kalkınma Partisi’nin zirvesindeki ortak bir ‘şifre’ gibi durmuyor... Bu, Gül’ün içeride de ‘Meydanların dili ortadadır’ diye karnından konuşarak aday olma arzusunu Erdoğan’a hissettirdiğinin göstergesi olabilir.

    İşin aslı şu ki, Erdoğan arkadaşını kırmak ve üzmek istemediği için, yeni şartlarda bir açılım yapmasını ve fedakârlık etmesini onun anlayış ve inceliğine ısmarlamıştır... Ne var ki Gül kibar görünümlü kaba bir yöntemle bu beklentiyi geri çevirmiştir. Başarısı, bu manevrasını Arınç gibi yüzüne gözüne bulaştırmamasında, Erdoğan’a elle tutulur bir kavga gerekçesi bırakmamasındadır.

    Bu şartlarda Erdoğan ve partisinin eli, Gül’ü seçmeye mahkûm mudur? Gün doğmadan neler doğacağını bilemeyiz..

-www.gazeteport.com adresinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan