Bazı safdiller PKK terörü ile mücadelede hâlâ ABD’nin himmetini bekleyedursunlar, en büyük küresel çete ile bölgenin en elverişli taşeronu arasında derin bir ilişki bulunduğu yolunda hemen her gün bir kanıtla karşılaşmaya devam ediyoruz.
En azılı küresel çeteyi kızdırmak istemeyen veya iyi niyetine samimiyetle inanan bazı yorumcular da sabahtan akşama kadar ‘ABD Irak’ta batağa saplanmış, tek huzurlu bölgede Türkiye’nin yapacağı harekât hiç işlerine gelmiyor, onların öncelikleri başka’ diyerek külahlarımıza yönelik telkinlerini sürdürsünler... Son dönemlerde PKK’ya en fazla iş ısmarlayan patronlardan birinin Washington olduğunda şüphesi bulunan var mıdır? Ne var ki bu ‘ABD bölgede yalnızca PKK ile iş tutuyor’ demek değildir. Yine bu demek değildir ki PKK ile iş tutan yalnızca kendisidir. ABD’nin en yakın müttefiki olarak görünenler bile bölgede kendi çıkarları için başka fırıldaklar peşinde koşup durmaya devam etmektedirler. Ayrıca, bu uzun elli küresel çetelerle yarış konusunda nal toplayanlar, özellikle iki dünya savaşının mağlubu Almanya, kendi iç şartları yüzünden eski nüfuz alanlarında bile en büyük rakiplerince sindirilen Fransa gibi ülkeler de bölgede az veya çok varlıklarını sürdürmektedirler. Bunlardan Almanya’nın en çok ve en iyi yapabildiği iş, şimdilik, ABD’nin dost görüntüsü altında bazı ülkelere kazık atışına ilişkin belirtileri toplayıp ifşa etmek gibi görünüyor. Gerçekten de, Berlin’in asılıp çekiştirerek uzatmaya çalıştığı derin eli, bölgede iyi gazetecilik (!) yaparak ABD’nin dişlilerine çivi sokmaya çalışıyor. Alman devlet televizyonu ARD’nin son yayınlarından biri bu mızıkçılığın örneği... PKK'nın İran'daki uzantısı PJAK'ın kampına giren bu kuruluşun Monitor adlı programında konuşan örgütün lideri Hacı Ahmedi açık açık söylüyor: 'ABD'li generaller Irak'taki kampımızı ziyaret ediyor ve kamplarımıza büyük devletler yardımda bulunuyor.’ Köln’de yaşayan ve Alman kimliği taşıyan Hacı Ahmedi devam ediyor: ‘Bizim Irak'ta olmamız, ABD için avantaj...’ Alman hükümetinin de kendisinden ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu saklamayan Ahmedi, Avrupa’dan ve Türkiye'den kamplarına gelen gençler bulunduğuna da iddia ediyor. ARD’nin konuyla ilgili yayını bu kadar kısa değil. Zaten ilgili olanlar bu yayından haberdar bulundukları için uzun alıntılara ve dolayısıyla tekrara gerek yok. Merak edenler, pek çok yayın organımızın da yer verdiği bu haberin ayrıntılarını internetten öğrenebilirler. Bizim bu Alman televizyonundan öğrendiğimiz ise yeni bir bilgi de değil. Beyni mühürlenmemiş her insan, zaten salt akıl yürütme sayesinde ABD’nin bölgede PKK ile iş tuttuğunu gözüyle görmüş kadar kesin biçimde algılamıştır. Mesele, ‘ABD ile PKK arasında görüşme trafiği’ olduğuna ilişkin bulgular ortaya çıktıkça içimizden bir kısım unsurların yalanlamak için Amerikalılardan daha hızlı davranmalarındadır. Zaten şimdi de, ABD’li generallerin PKK’nın İran’daki uzantısı ile temasta bulunmasını mazur görmek için söyleyecekleri bellidir: ‘Canım ABD İran ile neredeyse savaşın eşiğinde... Elbette o ülkeye yönelik etkinliklerinde PJAK gibi bir örgütten yararlanmaya çalışacaktır. Ama PKK’yı terörist örgüt ilan ettiklerini unutmayalım... O ayrı bu ayrı.’ İyi güzel de, PJAK dediğiniz örgüt PKK’nın İran’daki uzantısı... Onunla iş tutmak, PKK ile iş tutmak değil de nedir? ‘İşinize gelirse. Niye anlamıyorsunuz canım, bu dünyanın düzeni böyle, PKK’yı tabii ki kullanacağız ve size de yalan söyleyeceğiz, niye şaşırıyorsunuz ki?’ Merak etmeyin, şaşırdığımız yok, sadece Türkiye’deki Amerikan karşıtlığını yadırgamış görünenlerin bizi aptal yerine koymalarına itiraz ediyoruz. -www.gazeteport.com adresinden alınmıştır.- |