Ömer Lütfi Mete | Resmi Internet Sitesi... - Karşıtlık Küçük, Cahillik Büyük

Karşıtlık Küçük, Cahillik Büyük PDF Yazdır E-posta
    CHP’lilerin Yozgat’ta halka ‘eşarp’ dağıttıklarına ilişkin haberi görünce seçmenimize bir kere daha acıdım.

    Şimdiye kadar yaşadığı bin türlü hayal kırıklıklarını unutarak veya unutmaya çalışarak siyasetten umudunu kesmemek için direnen ilgisi ve bilgisi sınırlı, meşgul ve dertli seçmen, gizlenemeyen sefil benzerlikler arasından nasıl bakacak da kendisine hitap edecek farklılık ve anlamı yakalayacak? Çok partili hayatımızın çok keskin bir gerçeği bu:

    Hiçbir parti, en şiddetle karşı durduğu rakibine; gerçekte zannettiği kadar, başkalarınca zannedildiği kadar, göründüğü kadar ve/veya görünmek istediği kadar uzak değil.

    Esasen sadece siyasi hayatımızda değil ülkenin bütün zeminlerinde karşıtlıklarımız göründüğünden basit ve hafiftir. Hiçbir zaman ‘biz ve ötekiler’ diyerek çatışanlarımız birbirlerinin kusursuz karşıtları değillerdir. Böyle olduğu için de Sayın Baykal ve Sayın Erdoğan arasındaki zıtlaşma gibi, tabandaki aykırılık da hakiki değil. Bu durum MHP ile DTP arasındaki en şiddetli görünen aykırılık için bile bir ölçüde geçerlidir ve iyi ki de öyledir. Öyle olduğu için de bu ülkede Allah’a bin şükür ki, onca fitneye rağmen kapanmayacak hiçbir yaramız yoktur.

    Elbette bütün bu iyimserliğin biricik dayanağı CHP’lilerin Yozgat’ta eşarp dağıtmaları değildir. Kaldı ki, bu etkinliğin içinden bazı ayrıntıları cımbızla çekerek büyütürsek işi kötüye yormak da mümkündür. Sözgelimi dağıtanların ‘eşarp’ demeleri özellikle seçilmiş bir terim olarak vurgulanabilir, ‘Bakın, burada bile başörtüsü demeyerek aslında bilinen tavırlarını sürdürüyorlar’ şeklinde bir çıkarım yapılabilir ve yapanlar da vardır. Yine sözgelimi aynı etkinliğin içinde CHP’lilerin eşarp dağıtırken ‘Bizi başörtüsü karşıtı gibi gösteriyorlar ama aslında öyle değiliz’ demeleri hayra da yorulabilir ve yoranlar vardır.

    Bu örneği, karşıtlıklarımızın yapaylığına veya basitliğine biricik dayanak diye seçmediğimi belirtirken hem güncel, hem birikmiş nice gözlemime gönderme yapmıştım. Nitekim Alevi-Sünni farklılığının iç ve dış nifak çevrelerince her zaman sömürülmeye çalışıldığı Sivas’ta bile karşıtlıkların aşılamaz engeller oluşturmadığını daha birkaç gün önce tekrar gözledim. CHP’nin Yozgat’ta ‘eşarp’ dağıtmasına özel bir anlam atfedişim, burada ilk bakışta görünen ve dikkati çekenden çok farklı bir benzerliğe vurgu içindir. Bu etkinlik bize, CHP’nin en amansız rakibinde kınadığı çizgiye dahi girebileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

    Nasıl mı?

    Hatırlanacaktır, bazı yerlerde ahaliye bedava gıda ve ihtiyaç malzemesi dağıtan Adalet ve Kalkınma Partisi, Sayın Baykal ve arkadaşları tarafından ‘sadaka kültürü’ söylemiyle kınanmaktaydı.

    Peki, şimdi Yozgat’ta ahaliye ‘eşarp’ dağıtmak hangi söylemi hak eder?

    -Efendim bu simgelik bir dağıtımdır, ‘sadaka kültürü’ ile ilgili değildir.

    Burada biz başka bir mesaj vermeye çalışıyoruz.

    Peki, nedir o mesaj?

    ‘Biz de en az iktidar partisi kadar inançlara filan saygılıyız’ demek midir? O zaman siz de ‘din kültürü’ üzerinden siyaset veya ‘karşı siyaset’ yapmaya çalışmakla kınanırsanız tuhaf mı olur?

    Ayrıca bu arada kaydedelim ki ‘sadaka kültürü’ deyimi ile karalamacı bir yaklaşıma girmek CHP adına bir din kültürü cinayeti ve cehalet anıtıdır. Zira bir partinin oy almak beklentisiyle ahaliye bir şeyler dağıtması asla ‘sadaka kültürü’ ile benzerlik kurulabilecek bir davranış değildir. Öyle bir etkinlik, şerrin hayır boyası ile satılmasıdır, din üzerinden siyasi ticaret yapmaktır.

    O zaman ne oluyor?

    O zaman şu oluyor:

    Türkiye’nin derdi; karşıtlıklar, mutlak zıtlıklar ve uçurum ölçeğinde aykırılıklar değil, aydın ve bilgin çevrelerini de kuşatan kendi kültürünü bilmezlik ve mutlak cehalet kuraklığıdır.

-www.gazeteport.com adresinden alınmıştır.-

 
Kayıp Parola? |  Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa | İletişim | Arşiv

© 2007 Ömer Lütfi Mete | Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım & Kodlama : B.Y | kara_baskan