|
Bir Kez Aşk İle Allah Demek |
|
|
|
Hanım milletvekillerimizden birinin elindeki küçük sayaç ‘zikirmatik’ adıyla haber konusu olunca ‘sanal dindarlık’ yaram yine kanadı.
‘Sanal dindarlık’, aklın, gönlün ve emeğin yerini teknolojinin doldurabileceğini zannedenlerin eğlencesi...
‘Zikirmatik’ de böyle bir alet!
Aletiniz de, âdetiniz de kurban olsun zikir dediğimiz yürek isteyen muazzam ibadete!
Gerçi sayın milletvekili bize aslında anlaşılır bir gerekçe söylüyor:
‘Erkekler gibi elimde tespih taşıyamayacağım için bunu kullanıyorum.’
İyi güzel de, Allah aşkına şu merete ‘zikirmatik’ demeyin!
Herhalde sayın vekil bunu söylemiyordur, mankafalı dindar ve tezgâhtarların uydurduğu ismi bağrına basan gazeteci öyle kullanmıştır. Lâkin kim kullanırsa kullansın rezil bir uydurma, iğrenç bir terkip!
Ne demek zikirmatik?!
Otomatik olarak zikir yapan alet mi?
Hayır, basit bir sayaç... Kişinin kaç defa tıkladığını kaydediyor.
Peki, tıklamak ne ki?
Tıklayınca zikir yapmış mı oluyorsun? Tıklarken kalbin veya dilin bir şey söylüyor mu? Bilincin bu işin neresinde?
Tabii ‘sanal dindarlık’ sadece bu sefil sayaçtan ibaret değil!
Adam şuradan-buradan bulduğu sözde veciz tebrik cümlelerini makaslıyor veya kendisi edebiyat paralayarak bir şey uyduruyor, bunu sanal ortamda bir tuşla bin kişiye yolluyor!
Oldu da bitti maşallah!
Adam bir anda bin tane insanın kandilini veya bayramını tebrik ederek vefa gösterdi, dua eyledi ve gönülleri fethetti, Hazret-i Mevlâ halis ve sâlih kullarından oluverdi.
Ne kolay değil mi?
Cennet annelerin ayağının altında filan değil, bir cep telefonunun veya bir bilgisayarın ucunda! Bas ve ışınlan!
Çok satan gazetelerde (Sabah gibi) yazdığım sıralarda da böyle bir dindarlığı eleştirdiğim halde her kandil veya bayramda hâlâ mesaj yağmuruna tutulurum. Telefon şirketlerini ihya eden bu alışkanlık yüzünden o mübarek günlerde iflâhım kesilir. Fakat ne yazık ki, güya dost diye bu sanal tebrikleri bana yollayanlar, yazılarımı okuyacak vakitleri bulunmadığı için ha bire aynı yolu denemeye devam ederler!
Bu sanal dindarlık zebunları kendilerini cennetlik hissedebilirler ama illellah artık, bana mesaj yollamasınlar; telefon şirketlerine kâr sağlayan o metinlerin Cehennem’e kadar yolu var.
Teknoloji ürünleri ile aklı, gönlü ve emeği devreden çıkarmaya kalkışanlara bu şeytani dindarlık için bir öneride bulunabilirim:
Bu ‘zikirmatik’ dediğiniz türden araçların daha iyisi yapılabilir.
Meselâ şurasından haykırıp ‘Allah çarpı bir milyon’ dediğiniz zaman sizin yerinize günde bir milyon kere zikreden bir aletiniz olabilir...
Ha gayret!
Bense Süleyman Çelebi’ye inanmaya devam edeceğim:
Dökülür cümle günah misli hazan Bir kez Allah derse aşk ile lisan -RENKLİ Dergisinden alınmıştır.- |